Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/11277 E. 2016/7927 K. 29.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11277
KARAR NO : 2016/7927
KARAR TARİHİ : 29.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Suça konu sahte belgeleri farklı zamanlarda düzenlediği ve kullandığı tespit edilemeyen sanıkta SRC belgesi ve sürücü belgesinin aynı anda yakalanmasından ibaret olayda: 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, aksi halde suçun, aynı anda bir kişiye karşı birden fazla işlenmesi halinde zincirleme suçun gerçekleşmeyeceği gözetilmeden TCK’nun 43. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, sonuç ceza miktarı, sanığın tekerrüre esas, ertelemeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel adli sicil kaydı bulunduğu cihetle, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından TCK.nun 43. maddesi ile ilgili uygulamaların karardan çıkartılarak “sonuç cezanın 2 yıl 1 ay hapis olarak belirlenmesi” suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçu ile ilgili yapılan incelemede; TCK 206/1 maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunun oluşabilmesi için, yazılı veya sözlü beyan üzerine düzenlenen resmi belgenin konusunun tek başına, başka bir belgeye, başka bir araştırmaya gerek kalmadan ispat edici güce sahip olması gerekir. Beyanı alan memur, doğruluğunu araştırıp, buna kanaat getirdikten sonra düzenlemek durumunda ise, yani belge kişinin beyanı yanında memur tarafından yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda meydana getirilecek ise suç oluşmayacaktır. 01.02.2016 tarihinde yapılan ihbarla taşıdığı sahte kimlikte ismi …olan Esas No : 2016/11277gerçek ismi … olan sanığın aynı gün yakalandığında … adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ile SRC belgesini gösterdiği, görevlilerin sanığın davranışlarından şüphelenmeleri üzerine yapılan parmak izi incelemesi sonucunda sanığın gerçek kimliğinin ortaya çıktığı, görevlilerce … adına herhangi bir belge düzenlenmediği ve tutanakların gerçek kimlik bilgilerine göre tanzim edildiği anlaşılmakla; sanığın üzerine atılı resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı ve beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi