Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2015/8647 E. 2016/5544 K. 31.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8647
KARAR NO : 2016/5544
KARAR TARİHİ : 31.10.2016

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olamamakla birlikte örgüt adına suç işleme, 2911 sayılı Kanuna aykırılık, Terör örgütü propagandası yapma
Hüküm : 1- TCK’nın 314/3 ve 220/6. maddesi yollamasıyla 314/2, 220/6, 62, 53, 58/7-9 maddeleri ve 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca mahkumiyet
2- Terör örgütü propagandası yapmak ve 2911 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından 6352 sayılı Kanunun geçici 1-b maddesi uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine
Temyiz edenler : Sanık ve müdafii

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında 2911 sayılı Kanuna aykırılık ve terör örgütü propagandası yapmak suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 1. fıkrasına göre verilen kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin kararlar anılan maddesinin 4. fıkrası ile CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası 2. cümlesi hükmü karşısında durma kararı niteliğinde ve itiraza tabi olup CMK’nın 223/1. maddesinde sayılan hüküm niteliğindeki kararlardan olmadığından temyiz incelemesine yer olmadığına, gereğinin itiraz merciince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
II- Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
1-Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçuna esas alınan 2911 sayılı Kanunun 32/1. maddesine aykırılık suçunun toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında güvenlik güçlerince yapılan ihtar yanında zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar edilmesi halinde oluşacağı nazara alındığında; 15.02.2011 günlü olay tutanağı içeriğine göre güvenlik güçlerine karşı taş ve molotof kokteyli atmak suretiyle gerçekleştirilen saldırının saat 11:00 sularında başladığı da nazara alındığında; dosya içerisinde mevcut olay gününe ait görüntüler de izlenerek sanığın saldırı sırasında yada saldırıdan sonra olay yerinde bulunup bulunmadığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
TCK’nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 31.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.