YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8421
KARAR NO : 2014/12644
KARAR TARİHİ : 25.12.2014
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Göçmen kaçakçılığı suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 79/1-b, 79/2, 43/1,2, 53 ve 52. maddeleri uyarınca neticeten 8 yıl 5 ay 7 gün hapis cezası ve 28.120,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2011 tarihli ve 2009/353 esas, 2011/230 sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, göçmen kaçakçılığı suçunda korunan hukuki yarar uluslar arası toplum düzeni olup menfaat karşılığı ülkeye sokulan, ülkede kalmasına veya yurt dışına çıkmasına imkan sağlanan kişilerin suçun yasal mağduru durumunda bulunmayıp suçun konusunu oluşturdukları gözetilmeden, sanık hakkında birden fazla yabancının yurt dışına çıkışına imkan sağladığı gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 43/2. maddesi delaletiyle 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 30.10.2014 tarih ve 2014/18786/64180 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2014 tarih ve 2014/364598 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İnceleme yerinin Yargıtay olması ve kesinleşmiş kararlara yönelik bulunması nedeniyle olağanüstü temyiz de denilen kanun yararına bozma, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2005 tarih ve 132-128 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, sadece karar veya hükmün verildiği zamanda yürürlükte bulunan usul veya maddi ceza hukukuna aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olarak başvurulabilen olağanüstü bir kanun yoludur. Hukuka aykırılığın giderilmesi için başka bir kanun yolunun mümkün olduğu veya yargılama makamlarının asıl ceza davasına devam ettikleri durumlarda bu kanun yoluna başvurulamayacaktır.
CMK’nın 309. maddesine göre kanun yararına bozma yoluna, yalnızca hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlere karşı gidilebilir.
Hükmün lehe bozulması halinde, bozulan cihetlerin temyiz talebinde bulunamamış olan sanıklara da uygulanmasının mümkün olması halinde, 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesi uyarınca sirayet yoluyla hükmün bozulmasından istifade ettirilmesi gerekir.
Somut olay bakımından;
Göçmen kaçakçılığı yapma ve suç örgütü kurma suçlarından sanık … ve diğer sanıklar hakkında Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2011 tarihli, 2009/353 esas, 2011/230 sayılı kararı ile verilen mahkumiyet kararının sanık … dışındaki sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 10.02.2014 tarihli, 2012/6068 esas, 2014/1422 sayılı kararı ile göçmen kaçakçılığı yapma suçundan kurulan hükmün TCK’nın 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünün çıkartılmak suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verildiği anlaşılmakla,
Mahkemenin hükümlü … hakkındaki dosyayı yeniden ele alıp duruşma açarak bozmayı hükümlüye sirayet ettirerek bir karar vermesi gerekeceği, kanuni bir zorunluluk olan sirayetin Yargıtay bozma ilamında işaret edilmemesinin de sonuca etkili olmayacağı gözetildiğinde kanun yararına bozma talebine konu edilen hukuki sorunun bozmanın hükümlüye sirayeti sağlanarak çözülmesi mümkün iken olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozmaya başvurulamayacağı anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görülmediğinden REDDİNE, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.