YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14983
KARAR NO : 2016/13716
KARAR TARİHİ : 01.12.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar, davalı tarafından davacılar aleyhine … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2014/4797 esas sayılı dosyası ile … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/118 E. sayılı dosyasında bulunan bilirkişi raporuna istinaden icra takibi başlatıldığını, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/188 esas sayılı dosyasında davacı olan ….’in davadan feragat ettiğini, davalının feragat ettiği dosyaya ait bilirkişi raporuna istinaden karar tarihinden iki yıl sonra icra takibine başladığını, davalının … 2. Asliye Mahkemesi dosyasında, tüm hak ve alacaklarından feragat etmesi nedeniyle, davacılardan herhangi bir hak ve alacağı kalmadığını ileri sürerek, davalının başlatmış olduğu icra takibinin iptaline ve borcun olmadığının tespitine, asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak kaydı ile tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacı tarafın borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, asıl alacağın %20 oranında tazminatın davalı taraftan alınıp davacı tarafa ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafınan temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- İİK’nun 67. maddesinin ikinci fıkrası gereğince alacaklının inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için, icra takibinde haksız olmasının yanında kötüniyetli olması da gereklidir. Eldeki davada davalının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca onun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece değinilen bu yön göz ardı edilerek davalı aleyhine yazılı şekilde tazminata hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ : Yukarıda 1.bentte belirtilen nedenlerle, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte belirtilen nedenle temyiz olunan hükmün birinci fıkrasında yer alan ”…asıl alacağın %20 oranında tazminatın davalı taraftan alınıp davacı tarafa ödenmesine,” ifadesinin hükümden çıkarılarak yerine “davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,” ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.