Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/20999 E. 2016/14481 K. 08.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20999
KARAR NO : 2016/14481
KARAR TARİHİ : 08.11.2016

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasanın 141/3. maddesi “bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” buyurucu hükmünü içermektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde de, kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 1. fıkrasının 3. bendine göre; mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakılarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur. Mahkemece kısa kararda tarafların boşanmalarına, denilmiş gerekçeli kararın açıklama kısmında taraflara kusur yüklenilerek evlilik birliğinin sarsılması talebiyle boşanmaya karar verildiği belirtilmiş, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise (anlaşmalı boşanma) Türk Medeni Kanunu m.166/3’e göre boşanma hükmü kurularak, kısa karar gerekçeli kararın açıklama kısmı ve hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmıştır. Açıklanan nedenle hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 08.11.2016 (Salı)

(Muhalif)

KARŞI OY YAZISI

Eldeki davanın, evlilik birliğinin sarsılması (TMK.m. 166/1) hukuki sebebine dayalı olarak açıldığı anlaşılmaktadır.
Hüküm boşanma yönünden temyiz edilmemiştir.
Mahkemece kısa kararda kanun maddesi belirtilmemiştir.
Mahkeme kararının gerekçesinde yer verilen açıklamalardan, boşanma hükmünün, TMK.nun 166. maddesinin (3.) fıkrasına değil, aynı maddenin “1.” fıkrasına dayalı olarak verildiği anlaşılmaktadır.
“Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir”[HMK.m.304-(1)].
Somut olayda da gerekçeli kararın hüküm bölümüne, TMK.nun 166 maddesinin “1.” fıkrası yerine “3.” fıkrasının yazılması, maddi hataya dayalı olup, bu hatanın mahallinde düzeltilmesi her zaman için mümkündür. Dairemizin yerleşik içtihatları da bu yöndedir. (Dairemizin, 28.11.2006 gün ve 2006/9646 E-2006/16472 K, 02.04.2007 gün ve 2006/16599 E-2007/5424 K, 28.05.2008 gün ve 2007/9194 E-2008/7520 K, 15.07.2009 gün ve 2008/11817 E- 2009/14119 K, 09.03.2010 gün ve 2009/2066 E-2010/4408 K, 26.01.2011 gün ve 2010/109 E- 2011/1150 K, 21.02.2012 gün ve 2011/6814 E-2012/3402 K, 02.04.2013 gün ve 2012/22843 E-2013/9054 K, 03.03.2014 gün ve 2013/22077 E-2014/4435 K, 19.10.2015 gün ve 2015/20041 E- 2015/18537 K, 21.03.2016 gün ve 2015/14375 E- 2016/5482 K. sayılı benzer kararları).
Öte yandan, “ Hakim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür” [HMK m.30-(1)].
Sayın çoğunluğun görüşü, Dairemizin yerleşik içtihatları ve [HMK.m.30-(1)]’ de düzenlenen usul ekonomisi ilkesine de uygun değildir.
Bu sebeple, temyiz edilen hükmün, temyiz istemi çerçevesinde esastan incelenip sonuçlandırılması gerekirken, sırf maddi hatadan dolayı, üstelik kesinleşen yönünü de kapsayacak şekilde, tamanının bozulması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.