Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/16399 E. 2016/11051 K. 26.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/16399
KARAR NO : 2016/11051
KARAR TARİHİ : 26.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme, tehdit, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına, yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya bir malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılınması şeklinde gelişen eylemler yağma suçunu oluşturmaktadır. 5237 sayılı TCK’nın 148. maddesinde suçun basit hali, aynı Kanun’un 149. maddesinde ise nitelikli halleri düzenlenmiştir.
Somut olaya gelince;
Sanığın, suç tarihinde hırsızlık amacıyla girdiği ve henüz bir şey alamadığı evde, uyanması üzerine karşılaşıp kendisini yakalamaya çalışan müştekiyle boğuşmaya başlayıp, yaralanmasına neden olduğu ve bir malı teslime veya bir malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak için değil, hırsızlık amacıyla girdiği evden kaçmasına, serbest bırakılmasına izin verilmesini sağlamak için cebir ve tehditte bulunduğunun anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bozma istemli düşünce benimsenmemiş; birden fazla tekerrüre esas olabilecek hükümlüğü bulunan sanığın hangi ilamının tekerrüre esas alındığı hükümde gösterilmemiş ise de, infaz aşamasında bu hususta mahkemesinden karar alınması mümkün görüldüğünden ve hak yoksunluklarına hükmedilirken yanılgılı hüküm kurulmuş ise de, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak infaz evresinde resen ve doğru olarak, TCK’nın 53. maddesinin 1 ila 3. fıkralarında öngörüldüğü biçimde uygulanması mümkün görüldüğünden ve Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerek itibariyle infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık … ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 26.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.