YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3216
KARAR NO : 2016/7912
KARAR TARİHİ : 28.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanığın yetkilisi olduğu şirketin 2005 ve 2006 takvim yıllarında sahte fatura kullandığının iddia ve kabul edildiği olayda; sanığın savunmasında 2005 yılında şirketin hem ortağı hem de müdürü olduğunu, 2006 yılında başka bir suçtan tutuklanarak cezaevine girdiğini ve yetkilerini kardeşine devrettiğini beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi amacıyla; sahte olduğu iddia olunan faturaları düzenleyen şirketler hakkında karşıt inceleme raporları düzenlendiği görülmekle, sahte fatura düzenleyen ilgili şirket yetkilileri hakkında dava açılmış olup olmadığının araştırılması, açıldığının tespiti halinde birleştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde, dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, ayrıca sanığın ödeme yaptığına ilişkin dekontlar ve çekleri dosyaya sunduğu da görülmekle bunların satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da araştırılıp, karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sanığın 15.04.2006 yılında cezaevine girdiği hususu da gözetilerek 2006 takvim yılında kullandığı faturaların tarihleri tespit edilip sanığın bu takvim yılında ne şekilde sahte fatura kullandığı araştırılarak toplanan tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- -Sanık hakkında teşdiden tayin olunan 21 ay hapis cezasından TCK’nun 62/1. maddesi ile indirilmesi sonucu 17 ay 15 gün hapis yerine 18 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
b- 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesine göre “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden aynı takvim yılında değişik zamanlarda birden fazla sahte fatura kullanılmasına rağmen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması,
c- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 28.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.