YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18229
KARAR NO : 2016/14180
KARAR TARİHİ : 31.10.2016
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, iştirak nafakalarının ve tazminatların miktarı, tedbir nafakası yönünden, davalı erkek tarafından ise tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, tanık beyanlarında geçen eylemlerden sonra evlilik birliğinin uzun süre devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı kadının davalı erkekten kaynaklanan bu olayları affetmiş en azından hoşgörü ile karşılamış olduğunun kabulü gerekir. Hoşgörü ile karşılanan olaylara dayanılarak boşanma isteğinde bulunulamaz. Tarafların aileleri arasında meydana gelen olayda ise davalı erkeğe isnat edilen kusurlu bir eylem bulunmamaktadır. Davalı erkekten kaynaklanan evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını gerektirir bir hadise kanıtlanmış değildir. Bu durumda davacı kadının davasının reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde boşanmaya karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Ortak çocuk …’nın dava tarihinde anne yanında kalmakta iken yargılama sırasında birlikte yaşamak üzere babasının yanına gittiği anlaşılmaktadır.
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re’sen) almak zorundadır (TMK m. 169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere ortak çocuk … yararına anne yanında kaldığı dönem için uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamına diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 31.10.2016 (Pzt.)