YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/28538
KARAR NO : 2016/16960
KARAR TARİHİ : 29.09.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı; 28/11/2007 tarihinden 15/09/2011 tarihine kadar davalı yönetime bağlı lojmanda kalorifercilik, kapıcılık ve temizlikçi olarak çalıştığını, çalışma saatlerinin çok üzerinde çalıştırıldığını, buna rağmen kendisine hiçbir mesai ücreti ödenmediğini, engelli çocuğu…’ye karşı gerek apartman yönetimi gerekse lojman sakinlerinin olumsuz tutum ve davranışlarından dolayı iş akdini haklı olarak feshettiğini, davalıya yasal haklarını ödemesi konusunda bildirimde bulunmasına rağmen haklarının davalıca kendisine ödenmediğini iddia ederek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti alacağı, yıllık ücretli izin alacağı ve ulusal bayram ve resmi tatil alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı; davacının alacak taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Bozma İlamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel Mahkemenin ilk kararı, Dairemizin 16/09/2016 tarih ve 2014/27271Esas, 2014/26799 Karar sayılı ilamıyla “…Somut olayda, davacının birden fazla talebi olduğu halde hüküm “Nedenleri gerekçeli kararda açıklanmak üzere;
1- Islah dilekçesi uyarınca davanın KABULÜNE,
2- Sair hususların gerekçeli kararda açıklanmasına,” şeklinde açıklanmıştır.
Halbuki gerekçeli kararın hüküm fıkrası ise; “HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın ıslah dilekçesi uyarınca KABULÜ ile 3.328,81 TL kıdem tazminatı alacağının iş akdinin fesih tarihi olan 15/09/2011 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
– İhbar tazminatına ilişkin istemin KABULÜ ile 1.390,11 TL alacağın 250 TL’lik kısmı için dava tarihinden itibaren, geri kalan kısım için ıslah tarihi olan 25/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ile davacıya verilmesine,
– Yıllık ücretli izin alacağına ilişkin istemin KABULÜ ile 1.050 TL alacağın 100 TL’lik kısmı için dava tarihinden itibaren, geri kalan kısım için ıslah tarihi olan 25/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ile davacıya verilmesine,
– Fazla mesai ücreti alacağına ilişkin istemin KABULÜ ile 3.860,91 TL alacağın 300,00 TL’lik kısmı için dava tarihinden, geri kalan kısım için ıslah tarihi olan 25/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ile davacıya verilmesine,
– Ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağına ilişkin istemin KABULÜ ile 674,91 TL alacağın 100 TL’lik kısmı için dava tarihinden itibaren, geri kalan kısım için ıslah tarihi olan 25/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ile davacıya verilmesine,” şeklindedir.
Bu şekilde kurulan ve açıklanan hükümde taraflara yüklenen hak ve borçların açık ve şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde belirtilmediği ortadadır.
Açıklanan hüküm sonucunda davacının hangi taleplerinin reddedildiği, yargılama giderlerinin (masraf ve vekalet ücretleri) ne şekilde hüküm altına alındığı, kanun yoluna başvurma süresinin ne kadar olduğu Yasanın emredici hükmüne rağmen açıkça belirtilmemiştir.
6100 sayılı HMK.nun 298/2. maddesine göre “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
Yukarıda belirtildiği üzere duruşmada açıklanan hüküm sonucu ile gerekçeli kararın hüküm sonucunun da aynı olduğu söylenemez.
Bu nedenlerle 6100 sayılı yasanın 297, 298/2 ve 321. maddelerinde belirtilen zorunlu unsurları taşımadığı anlaşılan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Yerel mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Kıdem tazminatının tamamına fesih tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken dava-ıslah ayrımı yapılarak faiz yürütülmesi, davacı temyizi olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Dosyada dinlenen tanıklardan hiçbirisi çalışma saatleri konusunda bilgi vermemiş, buna ilişkin olarak yazılı delil de ibraz edilmemiştir. Davacı, çalışma saatlerini net olarak belirtip ispatlayamadığından, davacının fazla mesai ücreti talebinin reddi yerine kabulü hatalıdır.
4-Dava dilekçesinde davacı iş akdini kendisinin haklı nedenle feshettiğini açıkça belirtmiştir. İhbar tazminatı, iş akdini fesheden tarafça talep edilemez. İhbar tazminatının reddi yerine kabulü hatalıdır.
5- Hükmedilen miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 29.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.