Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/11332 E. 2016/8095 K. 05.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11332
KARAR NO : 2016/8095
KARAR TARİHİ : 05.12.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanığın sorgusunda beyan ettiği adresine gönderilen gerekçeli kararın tebliğ edilemeden iade gelmesi üzerine, mernis adresi de bulunmadığından, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin, aynı adrese daha önce usulüne uygun tebligat yapılmadığından usulsüz olması nedeniyle sanığın öğrenme üzerine 02.09.2014 tarihli temyizinin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;
I- 2009 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükme karşı sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- 2010 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükme karşı sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1- Sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ”Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında; suça konu faturaların asılları veya onaylı suretleri getirtilip denetime elverişli olacak şekilde dosyaya konulması, incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yetinilerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, yasaya aykırı,
2- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın 2010 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan verilen cezasının infazının durdurulmasına, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal tahliyesine, 05.12.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.