YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12427
KARAR NO : 2016/9618
KARAR TARİHİ : 20.10.2016
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkin olup Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, Asliye Hukuk Mahkemesince esas hakkında verilen karar, Dairemizin 11/11/2014 tarih ve 2014/13344 E 2014/17390 K sayılı ilamı ile davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle görev yönünden bozulmuş, Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamına uyularak dosyanın Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş, karar 05/05/2015 tarihinde kesinleşmiş, taraflarca dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi için başvuruda bulunulması beklenmeden 11/05/2015 tarihinde dosya re’sen görevli mahkemeye gönderilmiştir.
Bilindiği üzere, görevsizlik kararı veren mahkeme bu kararında dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermekle yetinir. Dava dosyasını kendiliğinden (re’sen) görevli mahkemeye gönderemez.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20. maddesi hükmü gereğince; taraflardan birinin görevsizlik kararının kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Hemen belirtmek gerekir ki; bu süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re’sen gözetilir.
Somut olayda; görevsizlik kararı kesinleştiği halde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin ilgilisi tarafından talep edildiğine dair dosya içerisinde belge ve bilgi bulunmamaktadır.
Hâl böyle olunca; 6100 sayılı HMK’nun 20. maddesi dikkate alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.10.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY-
Dava, tapu kaydında düzeltim isteğine ilişkindir.
19.09.2013 tarihinde asliye hukuk mahkemesine açılan davanın kabulüne ilişkin karar dairemizce davaya bakmak görevi sulh hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Asliye hukuk mahkemesinin bozmaya uyarak verdiği 31.03.2015 tarihli görevsizlik kararının 05.05.2015 tarihinde kesinleştiği, HMK’nun 20. maddesine uygun şekilde taraflardan birinin gönderme talebi olmaksızın dava dosyasının sulh hukuk mahkemesine gönderildiği,sulh hukuk mahkemesince yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verildiği, hükmün davalı idare tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Sayın çoğunluk, HMK 20. maddesi hükmü uyarınca, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki haftalık hak düşürücü süre içinde taraflardan birinin başvurusu olmadan dava dosyasının resen görevli mahkemeye gönderilmesinin kanuna aykırı olduğu, bu nedenle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Bu halde, taraflardan birinin müracaatı bulunmadan dava dosyasının resen gönderilmesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği konusunda sayın çoğunluk ile aramızda görüş ayrılığı yoktur. Uyuşmazlık, açılmamış sayılma kararını vermek görevinin hangi mahkemeye ait olduğuna ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nun 20. maddesi;
“(1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
(2) Dosya kendisine gönderilen mahkeme, kendiliğinden taraflara davetiye gönderir.” şeklindedir.
Madde metninden açıkça anlaşılacağı gibi, görevsizlik kararı veren mahkemeye hak düşürücü sürede başvuru yapılmazsa kararı veren mahkemece açılmamış sayılmasına karar verileceği “bu mahkemece” ibaresi ile belirtilmiştir. Kanun koyucu açılmamış sayılma kararı verecek görevli mahkemeyi gönderen mahkemeyle ilgili düzenlemelerin yer aldığı 1. bentte zikretmiş, gönderilen mahkemeyle ilgili maddenin 2. bendinde ise sadece davetiye hususunda bir düzenleme yapmıştır. Anılan düzenleme emredici niteliktedir. Mahkemelerin görevi yorum yolu ile değiştirilemez. Bu farklılık en çok açılmamış sayılma kararı verecek mahkemenin türüne göre takdir edilecek maktu vekalet ücreti miktarı yönünden tarafları etkileyecektir.
Somut olayda, taraflarca gönderme istenilmediği için ….Asliye Hukuk Mahkemesi’nin davanın açılmamış sayılmasına karar vermesi gerekirken, dava dosyasını resen … Sulh Hukuk Mahkemesine göndermesi hatalı olduğu gibi, … Sulh Hukuk Mahkemesinin de esastan karar vermesi hatalıdır. Dava dosyası kendisine gelen … Sulh Hukuk Mahkemesi, gönderme talebinin bulunmadığını ve hak düşürücü sürenin geçtiğini tespit ederek esasını kapatması ve HMK’nun 20. maddesi gereğince ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyayı kendisine gönderen görevli ….Asliye Hukuk Mahkemesi’ne iade etmesi gerekir.
Hükmün bu gerekçeyle bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun (görevsiz mahkemece) açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekiği yönündeki gerekçesine katılmıyoruz.