Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/2998 E. 2016/12209 K. 27.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2998
KARAR NO : 2016/12209
KARAR TARİHİ : 27.10.2016

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki istirdat davasının bozma ilamı üzerine mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş yerinde, yapılan kontrol esnasında trafo resmi şekilde mühürlü olduğu halde, “el sokularak mühürlü sayaç üzerinde oynama yapılması sebebi ile kaçak elektrik kullanılması” iddiası ile müvekkili adına kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini; ve müvekkili aleyhine, … 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nde 2011/138 E. sayılı elektrik hırsızlığı suçlaması ile dava açıldığını,yapılan yargılama sonucunda 28.12.2011 tarihinde müvekkilinin bu suçu işlemediğinin tespit edilerek beraatine karar verildiğini; müvekkilinin davalı kurumun görevini yerine getirmemesinden hem haksız yere yargılandığını hem de ödemekle yükümlü olmadığı 25.743,50 TL ‘yi ödemek zorunda kaldığını belirterek, bu bedelin ödendiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir .
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile ; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir .Anılan karar Dairemizin 24.02.2015 tarihli ve 2014/16909 Esas- 2015/2915 Karar sayılı ilamı ile “…Davacı vekilinin HMK’nun 324/1-2.maddesi gereğince kesin mehil süresi içerisinde bilirkişi incelemesi yapılması için ödenmesi gereken delil avansını sehven aynı mahkemedeki başka dosyaya yatırdığı ve daha sonra asıl dosyaya aktardığı ve ayrıca bilirkişi raporununda dosyaya ibraz edildiği anlaşıldığına göre, bu durumda, mahkemece; dosyadaki delillere, bilirkişi raporuna ve Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında bulunan diğer delillerde dikkate alınmak suretiyle davanın esası hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. …” gerekçesi ile bozulmuş; mahkemece, bozmaya uyularak anılan araştırmalar yapılmış, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir .
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13.maddesinde; Gerçek veya tüzel kişiler tarafından, sayaca müdahale edilerek mevzuata aykırı bir şekilde tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiş, 15.maddesinde de; Kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek Kuruma sunulacağı ve kurul onayı ile uygulamaya konulacağı açıklanmıştır.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından uygulanacak “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 sayılı karar alınmıştır.
Kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve anılan yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yayımlanan 29.12.2005 günlü 622 sayılı kararının “Tüketim Miktarı Hesaplama” başlıklı bölümünde ise;
“Kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilen kullanım yerinde tüketilen elektrik enerjisi miktarı;
1) Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13 üncü maddesinin (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde;
A) Tüm müşteriler için öncelikle ihtilafsız dönemlerdeki tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre, (Kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki dönem ihtilafsız dönem olarak kabul edilir.)
B) Doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa;
2) Müstakil trafolularda (müşteri veya müşteri olmayan) ölçü noktasına bakılmaksızın, besleme transformatör veya transformatörlerinin toplam kurulu gücünün kullanma faktörü olarak alınan 0.60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve ortalama aylık çalışma saatine göre,
3)Meskenler ve müstakil trafolular hariç olmak üzere diğer abone gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0.60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’ın altında olmamak üzere ortalama aylık çalışma saatlerine göre, hesaplanır.
Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir.
-622 Sayılı EPDK kararınını çalışma saatlerine ilişkin 1-D maddesi :
D) Ortalama Aylık Çalışma Saatleri:
1) Meskenlerde; 150 saat kabul edilir.
2) Tarımsal sulama abonelerinde; 400 saat olarak kabul edilir.
3) Sanayi abone grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren müşterilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 200 saat, iki vardiya çalışanlar için 400 saat, üç vardiya çalışanlar için 600 saat kabul edilir. Vardiya sayısının tespitinde dağıtım şirketi görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin yukarıda belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise, tespit edilen saatler esas alınır.
4) Diğer abonelerde; 250 saat kabul edilir. “ifadelerini içermektedir
Somut olayda, 15/08/2008 tarihli kaçak elektrik tutanağında; el sokularak mühürlü sayaç üzerinde oynama yapılması sebebiyle kaçak elektrik kullandığı ” belirtilmiş, bozma kararı sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporunda kaçak hesabı yapılırken aylık çalışma saati 250 , ek tahakkuk hesabı yapılırken aylık çalışma saatinin 400 saat alındığı anlaşılmıştır .
Hükme esas alınan bilirkişi raporunun, tutanağın düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan yönetmelik ve 622 sayılı EPDK kararı hükümlerine uygun olmadığı, anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, öncelikle önceki bilirkişiler dışında dosya yeniden alanında uzman bilirkişiye tevdi olunarak dava konusu tahakkuk dönemleri ve türleri esas alınarak davalı kurumun davacı tarafa iade edeceği kaçak elektrik bedelinin Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve bu yönetmelik gereğince yayınlanan 622 sayılı EPDK kararında açıklanan yönteme göre yeniden hesaplanması konusunda denetime elverişli bir rapor alınarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar ittihazı doğru görülmemiş olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.