YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6222
KARAR NO : 2016/8097
KARAR TARİHİ : 06.12.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
A-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz talebinin incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosya içeriğine göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
B-Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçuna yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
1-TCK.nın 206/1 maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunun oluşabilmesi için, yazılı veya sözlü beyan üzerine düzenlenen resmi belgenin konusunun tek başına, başka bir belgeye, başka bir araştırmaya gerek kalmadan ispat edici güce sahip olması gerekir. Beyanı alan memur, doğruluğunu araştırıp, buna kanaat getirdikten sonra düzenlemek durumunda ise, yani belge kişinin beyanı yanında memur tarafından yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda meydana getirilecek ise suç oluşmayacaktır. 18.02.2013 tarihli “yakalama ve muhafaza altına alma” tutanağında şahsın … adına kimlik ibraz ettiği üzerinde kendi resminin bulunduğunun görülmesi üzerine şahsın arşiv kayıtlarından kimliğinin tespiti için emniyet müdürlüğüne davet edildiği ve sanığın yolda giderken gerçek kimliğini beyan ettiği, görevlilerce … adına herhangi bir belge düzenlenmediği ve tutanakların gerçek kimlik bilgilerine göre tanzim edildiği anlaşılmakla; sanığın üzerine atılı resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı ve beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.