YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8348
KARAR NO : 2016/11929
KARAR TARİHİ : 20.10.2016
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; tarafların … 4.Aile Mahkemesinin 2009/1048 E., 2010/673 K.sayılı ilamı ile boşandıklarını, müşterek çocuğun velayetinin davacı anneye verildiğini, davacı ve müşterek çocuk için aylık 350’şer TL yoksulluk ve iştirak nafakasına hükmedildiğini, müşterek çocukta zeka geriliği rahatsızlığı bulunduğundan 23/08/2011 tarihinde … . 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/1063 K.sayılı ilamıyla …’ın kısıtlanarak davacı annesi….’ın velayeti altında bırakılmasına karar verildiğini, …’ın … Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu Raporuna göre tüm vücut fonksiyonlarını %100 kaybettiğini, günlük yaşam aktivitelerinde annesine tam bağımlı olduğunu, davacının bu nedenlerle çalışamadığını, hükmolunan nafakanın zorunlu masraflarını karşılamaya yetmediğini beyanla davacı ve çocuk için hükmolunan aylık 350’şer TL yoksulluk ve iştirak nafakasının davacı için aylık 700 TL’ye müşterek çocuk için aylık 1.000 TL’ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; talep edilen nafakanın fahiş olduğunu, ödeme gücünün olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, davacının kendisi ve çocuğu için halen aldığı 350’şer TL nafakanın 500’er TL’ye çıkarılarak aylık iratlar halinde davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; sözkonusu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Davacının boşandıktan sonra “…” olarak değişen soyadının maddi hata sonucu hükümde evlilik birliğinin devamı sürecinde kullandığı “…” olarak yazılması mahallinde düzeltilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
2-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, 28.11.1958 tarih ve 15/15 sayılı İBK.’na göre nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili niteliğinde olup, nafakaya dair taleplerin kabulünde, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere karar verilmesi gerekirken, kararda nafakanın geçerlik tarihinin gösterilmemesi usul ve yasaya uygun bulunmamış olsa da, belirtilen bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/VII.maddesi gereğince hükmün 2.fıkrasında yer alan; “Davacının kendisi ve çocuğu için halen aldığı 350’şer TL nafakanın “sözcüklerinden sonra” dava tarihinden itibaren” ifadelerinin yazılmak suretiyle; hükmün 2.fıkrasının “Davacının kendisi ve çocuğu için halen aldığı 350’şer TL nafakanın dava tarihinden itibaren 500’er TL’ye çıkarılarak aylık iratlar halinde davalıdan alınarak davacıya verilmesine “şeklinde düzeltilmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 20.10.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.