YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9784
KARAR NO : 2016/22798
KARAR TARİHİ : 28.11.2016
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat, Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, temyiz dilekçesini veren kurum personelinin, 12/07/2010 tarihli celsede, 659 sayılı KHK yürürlüğe girmeden önce, davada katılan idareyi temsiline karar verilmiş olmakla; hükmü temyiz yetkisi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1)Katılan temsilcisinin sanık … hakkında verilen idari para cezası kararına karşı temyizinin incelenmesinde;
Oluş ve kabule uygun olarak sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu gereğince kabahat nevinden olup aynı Kanunun 5560 sayılı Kanunun 33 maddesi ile değişik 20/2-c maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımının 3 yıl olarak düzenlendiği anlaşılmakla kabahatin işlendiği 26/04/2010 tarihi ile temyiz inceleme tarihine kadar bu süre geçmekle idari para cezasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirdiğinden hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASI, ancak bu husus 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasında sanık … hakkında belirlenen kabahat eyleminden 5326 sayılı Kanun’un 20/2-c maddesi uyarınca zamanaşımının gerçekleşmesi karşısında, hakkında idari para cezasına ilişkin hükmün çıkarılarak yerine “idari yaptırım kararı uygulanmasına yer olmadığına, nakil vasıtasının sahibine iadesi, emvalin istirdatı kabil olmak üzere orman idaresine bırakılmasına” ibareleri eklenmek suretiyle DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA,
2)Suça sürüklenen çocuk … hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyiz istemine gelince;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde 8 yıl olarak düzenlenen olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/2. maddesi gereğince 4 yıl, anılan Kanun’un 67/4. madde uyarınca eklenecek süre ile birlikte olağanüstü zamanaşımının ise 6 yıl olacağı; suç tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında 6 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 28/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.