Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/15324 E. 2016/12310 K. 31.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15324
KARAR NO : 2016/12310
KARAR TARİHİ : 31.10.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; davacı hakkında kaçak ve abonesiz elektrik kullanma nedeniyle 2010/12. dönemine ait 39.110,70 TL’lik kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, söz konusu borcun güncel hali ile 55.091,11 TL olduğunu, söz konusu tutanak ve tahakkukun hukuka aykırı olduğunu belirterek, davacının 55.091,11 TL’lik faturasının faizi ve tüm fer’ileri ile iptalini ve davalı aleyhine % 40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait tarımsal sulama tesisinde yapılan kontrollerde davacının abonesiz olarak elektrik kullandığının tespit edildiğini,kaçak tutanağı ve tahakkukun usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne, davacının 15.09.2010 tarihli 2010/12. dönemine ait 39.110,70 TL’lik kaçak tüketime ilişkin borçlu bulunmadığının tespitine; davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş,hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı 55.091,11 TL tutarındaki faturadan dolayı borçsuzluğun tesbiti istemine ilişkindir.
24.04.1945 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararında ve 6100 sayılı HMK 326 maddesi uyarınca, “Yargılama giderleri, kural olarak, davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir”. Davayı kazanan taraf davasını bir vekil vasıtası ile takip etmiş ise, haksız çıkan (davayı kaybeden) taraf yargılama gideri olarak vekalet ücretine de mahkum edilir. (HMK 323 1/ğ).
Somut olayda;davacı tarafından dava değerinin 55.091,11 TL olarak belirtildiği ve bu değer üzerinden dava harcının yatırıldığı,mahkemece yapılan yargılama neticesinde ise 39.110,70 TL’lik borç yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verildiği,bu şekli ile davanın kısmen kabul edildiği sabittir.Ancak mahkemece dava kısmen kabul edilmiş olmasına rağmen,6100 sayılı HMK’nun 326/2 ve devamı maddeleri uyarınca, dava sırasında yapılan yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekirken, tamamından davalının sorumlu tutulması ve davanın reddedilen kısmı üzerinden davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca mahkemece;yukarıdaki yasa hükümleri ve açıklamalar dikkate alınmak suretiyle davanın kısmen kabul edilmiş olduğu gözetilerek 6100 sayılı HMK’nun 326/2 ve devamı maddeleri uyarınca dava sırasında yapılan yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre taraflar arasında paylaştırılması ve davanın reddedilen kısmı üzerinden davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirlenen nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.