Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/15319 E. 2016/12315 K. 31.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15319
KARAR NO : 2016/12315
KARAR TARİHİ : 31.10.2016

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki ziynet-eşya alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün,süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde;taraflar arasındaki boşanma davasının derdest olduğunu, dilekçede nitelik,adet ve değerleri tek tek belirtilen ziynet ve çeyiz eşyalarının davalıda kaldığını belirterek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere söz konusu ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen iadesine,aynen iadenin mümkün olmaması halinde ise bu eşyaların bedeli olan toplam 3.485,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde;sayılan eşyalardan çeyiz eşyalarının aynen iadesini kabul ettiklerini,bunların dışında kalan ve davacının dilekçesinde belirttiği ziynet eşyalarının ise davacı tarafından evden ayrılırken götürüldüğünü savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece;davanın kısmen kabulü ile,altın istirdadı yönünden davanın reddine,eşyalar yönünden ise davacı taraf eşyaları vermeyi kabul ettiğinden kabul sebebi ile talep edilen eşyaların aynen iadesi ile davanın kabulüne,aynen iade olmadığı takdirde davacı vekilinden talep edildiği üzere ziynet bedeli çıktıktan sonra geriye kalan 1.985,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş,hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ziynet ve çeyiz eşyaları istemine ilişkindir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
6100 sayılı Yasanın, hüküm fıkrasında bulunması gereken unsurları ifade eden HMK.’nun 297/2.maddesi uyarınca: “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”
Yine, İİK nın 24/4. maddesinde de; taşınır tesliminde aynen iadeye karar verilmesi halinde iade edilecek eşyaların cins, nitelik ve gram ağırlığı gibi özelliklerinin ayrıntılı belirtilmesi gerektiği yer almaktadır. Anılan yasal düzenlemeler gereğince hüküm altına alınan eşyaların cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkartmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Hüküm, dava dilekçesi ve bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye gönderme yapılarak da kurulamaz.
Somut olayda;mahkemece talep edilen eşyaların aynen iadesine,aynen iade mümkün olmaz ise eşya değeri olan 1.985,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş,ancak eşyaların adet,nitelik ve değerleri hüküm kısmında tek tek belirtilmemiştir.
Bundan ayrı,davacı tarafça talep edilen eşyalara ilişkin olarak mahkemece mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak davaya konu edilen eşyaların dava tarihi itibariyle değerlerinin saptanması ve söz konusu tespit edilecek değerden yıpranma payları da düşülmek suretiyle eşyaların toplam değerinin belirlenmesi suretiyle hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerekirken,keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan davaya konu edilen eşyaların dava dilekçesinde talep edilen değerine hükmedilmesi de doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir.
Hal böyle olunca mahkemece;yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ve açıklamalar dikkate alınmak suretiyle,mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle davaya konu edilen eşyaların dava tarihi itibariyle değerlerinin saptanması,bulunacak değerden yıpranma paylarının da düşülmesi suretiyle toplam eşya değerinin belirlenmesi ve hüküm tesisinde de infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde tüm eşyaların değer,nitelik ve adedinin açık bir şekilde belirtilmesi suretiyle hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerekirken,eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.