YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14497
KARAR NO : 2016/12094
KARAR TARİHİ : 24.10.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili ve davalı … ve Mehmet vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili,dava dilekçesi ile; murisin düzenlediği vasiyetnamenin, akıl sağlığı yerinde olmadığından geçerli olmadığını, düzenlenen 31/07/2009 tarihli vasiyetnamenin şeklen de geçersiz olduğunu ileri sürerek; vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili,cevap dilekçesi ile; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kısa kararda; “Türk Medeni Kanunun 536/1 ve 558/2. Maddeleri dikkate alındığında tanık anlamında yasaklı sayılan şahsın tanıklığı ile vasiyet yapıldığı düşünülmek sureti ile bu tanığın hısımları anlamında vasiyet kısmının iptali gerektiğinden davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalı … için vasiyet edilen 10.000,00 TL anlamında davacıların veraset ilamındaki hisseleri oranında vasiyetnamenin iptaline,
Davalı … anlamında vasiyet edilen … … … Mah.’de bulunan 223 ada 2 parsel ve … Mah.’de bulunan 277 ada 43 parselle ilgili davacıların veraset ilamındaki hisseleri oranında vasiyetin iptaline, bu vasiyete bağlı davacılara ödeme yapılması yönündeki vasiyet hükmününde iptaline,
Diğer davalılara vasiyet edilen ve davacı …’e tescil sebebi ile ödenecek tutarlar anlamında vasiyetin iptali talebinin reddine, ” denilmiş iken, gerekçeli kararda ise; ” Türk Medeni Kanunun 536/1 ve 558/2-3. Maddeleri dikkate alındığında; tanık anlamında yasaklı sayılan şahsın tanıklığı ile vasiyet yapıldığı düşünülmek sureti ile; bu tanığın hısımları anlamında vasiyet kısmının iptali gerektiğinden; davanın KISMEN KABULÜ İLE; … İli … 4. Noterliğinin 31/07/2009 tarih … yevmiye nolu vasiyetnamesinde, davalı … için vasiyet edilen 10.000,00 TL anlamında davacıların veraset ilamındaki hisseleri toplamı 23/45 oranına tekabül eden 5.111,11 TL’lik kısmı için VASİYETNAMENİN İPTALİNE,
Davalı … anlamında vasiyet edilen; … İli … İlçesi … Mahallesinde bulunan 223 ada 2 parsel ve aynı yer … Mahallesinde bulunan 277 ada 43 parselle ilgili; davacıların veraset ilamındaki hisseleri toplamı oranında 23/45 hisseye tekabül eden hisse oranı için VASİYETİN İPTALİNE, bu yerlerin vasiyetine bağlı olarak davacılara ödeme yapılması yönünde de vasiyette bulunulduğundan; davacılara ödeme yapılması yönündeki (davacı ….n’a nakden 1.000,00 TL – davacı …’e nakden 1.000,00 TL – davacı …’e nakden 1.000,00 TL – davacı …’e nakden 1.000,00 TL – davacı …’e nakden 200,00 TL – davacı …’e nakden 200,00 TL – davacı …’e nakden 200,00 TL ödenmesi yönünde) vasiyet hükmünün de İPTALİNE,
Diğer davalılara vasiyet edilen ve davacı …’a tescil sebebi ile ödenecek tutarlar anlamında vasiyetin iptali talebinin REDDİNE, ” şeklinde karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, kısa kararda yer verilmeyen açıklamalara gerekçeli kararda yer verildiğinden; hüküm fıkraları arasında çelişki bulunduğu açıktır.
10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır.
Anılan içtihadı birleştirme kararı gereğince, kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya içeriğine göre mahkemece bu konular gözönünde tutularak vicdani kanıya göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.