YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16632
KARAR NO : 2016/13585
KARAR TARİHİ : 29.11.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, tapu iptali ve tescil isteminin reddine, alacak isteminin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, davalı … Şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin, 26.02.2006 tarihli sözleşme ile davalı … Limited Şirketinden konut satın aldığını, davalı … Limited Şirketinin sözleşmeyi diğer davalı … Limited Şirketine temlik ettiğini, müvekkilinin satım bedeli olan 58.710 Sterlin ile tapu devri masrafı olan 2.126 Sterlini davalılardan … Limited Şirketinin banka hesabına ödendiğini, ancak taşınmazın tapu devrinin müvekkili adına gerçekleştirmediğini ileri sürerek; davaya konu taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline, olmadığı takdirde ödenmiş olan 60.836 Sterlinin karşılığı olan 146.106 TL’ nin ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı … Limited Şirketi, davanın reddini istemiştir.
Davalı … Limited Şirketi, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat isteminin kabulü ile 155.740,16 TL’ nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … Limited Şirketi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Karar tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; davacının (alıcı), davalı (satıcı) şirketler tarafından inşa edilecek konut projesinden bir adet daire satın aldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı Kanunun 23.maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Mahkemelerin görevinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekir. Bu nedenle o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa davanın tüketici mahkemesinde görülmesi aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği gözetilmeden, anılan kanun hükmüne aykırı şekilde genel mahkeme tarafından hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-) Bozma nedenlerine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.