Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/10214 E. 2016/12121 K. 24.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10214
KARAR NO : 2016/12121
KARAR TARİHİ : 24.10.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; davacıların murisi …’ın … 16.Noterliğinin 27/06/2005 tarih, 25698 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde vasiyetname tanzim ettiğini, söz konusu vasiyetname ile muris…’ın …i, 2.Bölge Bucağı… Köyü, …Mevkiinde kain tapunun 16 pafta, 740 parsel noda kayıtlı bağ ve ev vasıflı gayrimenkuldeki 140/25330 hissesinin tamamını kızı….’e bıraktığını, ancak vasiyetçinin ölümünden sonra muris ….t’ın mirasçılar… ve ….’ın … 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/650 Esas sayılı dosyası ile davacıların murisi … aleyhine vasiyetnamenin iptali davası açtıklarını, davacıların…’ün mirasçıları olduğunu, söz konusu karar ile işlemlerde birlik kuralının ihlal edildiği ve şekil şartlarına uyulmadığı gerekçesi ile vasiyetnamenin iptaline karar verildiğini, kararın Yargıtayca da onandığını, davalının vasiyetnameyi düzenleyen noter olup, vasiyetnamenin tanzimi sırasında gerekli dikkat ve özenin göstermeyerek müvekkillerini zarara uğrattığını, Noterlik Kanunu 162.maddesi uyarınca yapılan yanlış ya da eksik işlem sebebiyle zarar görenin zararından ilgili noterin sorumlu olduğunu, yine diğer davalı … şirketinin meydana gelen zarardan poliçe kapsamında sorumlu olduğunu belirterek şimdilik vasiyetnamenin iptali nedeniyle müvekkile yüklenen 7.106 TL yargılama gideri masrafı ile vasiyetnameye konu taşınmazın değerinden oluşan toplam 93.146.00 TL’nin zarar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin iptaline yönelik kararın müvekkili için kesin hüküm oluşturmadığını,vasiyete konu taşınrmazın tarla vasfında olduğunu, taşınmazın toplam 25.330 m2 olup, vasiyetçinin 140 m2 hissesi bulunduğunu, tarla üzerinde yapı olup olmadığı, yapı ruhsatı bulunup bulunmadığının tapu senedi üzerinden anlaşılamayacağını, vasiyetname içeriğinden de bu hususun anlaşılamadığını, vasiyetçinin bu konuda beyanı bulunmadığını, vasiyetçinin müvekkiline müracaatla vasiyet etmek istediğinin 140 m2 tarla olduğunun anlaşılacağını, taşınmazın üzerinde bina varmış ve imara uygunmuş gibi müvekkilinin bu yapıdan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı …Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın ticari nitelikte olup mahkemenin görevsiz olduğunu, davalı …’ın 01/04/2004-01/04/2007 tarihleri arasında geçerli olan sigorta poliçesi ile müvekkiline sigortalı bulunduğunu, sözleşme gereği müvekkilinin sorumluluğunun noterlere üçünçü kişilerce açılan davaların kazanılmasından sonra başlayacağını, bu aşamada müvekkilinin sorumluğunun başlamadığını, bu nedenle davanın müvekkili yönünden pasif husumet yokluğundan reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 47.587,00 TL tazminatın murisin vefat tarihi olan 29/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’tan tahsili ile davalı …Ş. yönünden açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacılar vekilinin, davalı …Ş ‘ye yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
Dava; 1512 sayılı Noterlik Yasasının 162.maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacıların murisinin düzenlediği vasiyetname; … 5.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2011/650 Esas sayısı ile açılan vasiyetnamenin iptali davası sonucunda, davaya konu vasiyetin hazırlanmasına noter başkatibince başlandığı ancak noter … tarafından işlemin tamamlandığı ve imzalandığı böylece vasiyetnamede birlik kuralının ihlal edildiği, vasiyetnamenin toplam 3 sayfa olduğu, 3. Sayfada herhangi bir yazı bulunmadığı, sadece vasiyetçi ve tanık isimlerinin yazılı olduğu aslında imza olup kaşenin noter tarafından basıldığı, yine vasiyetnamenin 2.sayfasında mührün üstünde noterin imzasının bulunmadığı, yine vasiyetnamenin 2.sayfasının sondan 3.satırında vasiyetçi Talat Reçber ifadesinin yer aldığı esasen bu şahsın tanık olduğu, bu yönlere itibariyle de vasiyetnamenin şekil ve içerik yönünden bütün bu nedenlerle vasiyetnamenin şekil şartlarından yoksun olduğu, usul ve yasaya uygun biçimde düzenlenmediği gerekçesi ile vasiyetnamenin iptaline karar verilmiş ve hüküm Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 05/02/2013 tarih 2013/260 Esas 2013/1567 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.
Somut olayda, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş mahkeme hükmü uyarınca; davalı noterin yaptığı hatalı işlem nedeniyle dava dışı mirasçılar … ve …’ın açtığı dava ile vasiyetname iptal edilmiş ve bu nedenle davacılar zarara uğramıştır. Uyuşmazlık, uğranılan zararın tespit edilmesi noktasında toplanmaktadır.
Dava konusu edilen vasiyetnameye konu taşınmazın, vasiyetname tarihi itibari ile değeri (118.969,00 TL) bilirkişi raporu ile belirlenerek, bu değer üzerinden davacıların kayba uğradığı iki hissenin değerinin 47.587,00 TL olduğu belirlenerek, davacıların alacakları tespit edilmiş ve bu rapor hükme esas alınmıştır.
Vasiyet, genellikle ivazsız bir tasarruftur. Vasiyet alacaklısı, mirasbırakanın külli halefi olmayı, cüzi halefi olduğu için vasiyet olunan mal üzerinde doğrudan hak kazanması mümkün değildir. Vasiyet alacaklısının alacak hakkının hukuki sebebi olan vasiyet her ne kadar mirasbırakanın sağlığında yapılıyorsa da, bu bir ölüme bağlı tasarruf olduğundan vasiyet alacağı ancak mirasbırakanın ölümü ile doğar.
Davalı noterin yaptığı eksik işlem nedeniyle dava dışı diğer mirasçının açtığı dava ile vasiyetnamenin iptal edilmesi sonucu davacıların, kendilerine vasiyet edilen taşınmazların mülkiyetini kazanamadıklarından, murisin ölüm tarihi olan 29/06/2011 tarihinde zarara uğramış olduklarının kabulü gerekir. (Yargıtay Yüksek 4.Hukuk Dairesi 25.03.2009 gün ve 2009/3214 Esas-2019/4355 Karar.)
O halde, mahkemece; vasiyetnameye konu taşınmazın murisin ölüm tarihi olan 29.06.2011 tarihindeki değeri belirlenip, mirasçılardan Zeki Polat ile Semiramis Polat’ın hissesine isabet eden kısımdan bu mirasçıların mahfuz hissesi ile tapu masrafı indirilmek suretiyle zarar kapsamının belirlenmesi ve buna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazların incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.