Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/13192 E. 2016/22738 K. 23.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13192
KARAR NO : 2016/22738
KARAR TARİHİ : 23.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5187 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
……Gazetesinin yazı işleri müdürü olan sanığa tekzip metninin yayımlanmasına dair ….Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/155 Değişik iş sayılı kararının tebliğ edilmediği, tebliğin sadece imtiyaz sahibi ….’a yapıldığı, sanık açısından atılı suçun yasal unsurlarının gerçekleşmediği gözetilmeden yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında, 27/05/2011 tarih ve 2010/367 Esas, 2011/281 sayılı ilamla hükümlülüğüne, CMK’nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, hükmün kesinleşmesinden sonra 13/08/2012 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle, … Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2014 tarih ve 2013/156 Esas, 2014/306 karar sayılı ilamı ile hükümlülüğüne karar verilip, kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesine yapılan ihbar üzerine, duruşma açılıp, yeniden hüküm kurulmuşsa da,
Anayasanın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir.
Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak gerekçesiz hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.