YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/20860
KARAR NO : 2016/14482
KARAR TARİHİ : 12.12.2016
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki nafaka artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı ; … 5. Aile Mahkemesi’nin 2010/307 Esas ve 2010/918 Karar sayılı ilamı ile müşterek çocuk … lehine 400 TL nafaka bağlandığını,müşterek çocuğun artan ihtiyaçları nedeni ile nafakanın yetersiz kaldığını,iştirak nafakasının aylık 750 TL’ye çıkartılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile müşterek çocuk…. için 400,00 TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren aylık 100,00 TL artırılarak aylık 500,00 TL yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin, 2015/16607 Esas- 2016/265 Karar sayılı bozma ilamı ile; “Davacı ve davalının ekonomik ve sosyal durumları, nafaka artırım davası ile aradan geçen süre, nafakanın niteliği ve müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu ve ihtiyaçları gözetildiğinde; yerel mahkemece takdir edilen iştirak nafakası miktarı düşük olduğunu,tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, iştirak nafakasının niteliği, çocuğun masraf ve ihtiyaçları nazara alınarak, önceki nafaka artırım davası ile aradan geçen süre dikkate alınarak, hakkaniyete uygun bir nafakaya karar verilmesi gerektiği ” belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabulü ile 400.00TL olan iştirak nafakasının 700.00TL çıkarılmasına karar verilmiş,hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, iştirak nafakası artırımı istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT 9.maddesi uyarınca, nafaka davalarında; davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten (maktu vekâlet ücreti) düşük olmamak üzere, hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden nisbi vekâlet ücretine hükmolunur.
O halde, mahkemece; davada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.500 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu düşük vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve “hakimin takdir yetkisi kapsamında” kalmadığından, hükmün HUMK.’nun 438/7.maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bent gereğince davalının temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün 4. bendinde yer alan; “Avukatlık ücret tarifesi uyarınc a davanın kabul değeri üzerinden 432.00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine”ifadesinin çıkartılarak, yerine “AAÜT gereğince 1.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ifadesinin yazılarak , hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.