Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/32820 E. 2016/17450 K. 06.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/32820
KARAR NO : 2016/17450
KARAR TARİHİ : 06.10.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Davacı, uğranılan banka zararının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararının davacı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 23/02/2016 gün ve 2014/29327 Esas, 2016/3565 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, icra takibine itiraz edilmemiş olmasının davalının sorumluluğunu ortadan kaldıran bir durum olmadığının doğru olduğunu, ancak icra takibine itiraz edilmemiş olmasının takibin tarafı olmayan davalının savunma sebeplerini ileri sürme imkanını ortadan kaldırdığı, davacı bankanın takibe itiraz etmeyerek kesinleşmesine sebep olmasını anlamanın mümkün olmadığını, kredi müşterisi ve yanındaki kişilerin bankaya geldikleri ve banka kasasından bu kişilere 10.500 TL ödendiğinin sabit olduğunu, buna rağmen davacı bankanın hiçbir direnç göstermeden ikinci kez ödeme yaptığını, yapılan ilk ödemenin peşine düşmediği gibi çalışanına tazmin ettirme yolunu seçtiğini, bu durumun anlaşılabilir olmaktan uzak olduğu, davayı ihbar etmeyen tarafın her türlü kusurdan sorumlu olduğunu somut olayda davalıya sunma imkanı tanınmayan savunma sebep ve delilleri takibe konu alacağın davaya dönüşmesi halinde davanın kazanılmasına imkan sağlayacak sebep ve delilleri kabul edilebilecek güçte olduğu gerekçeleri ile bozmaya karşı direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dairemizin “Somut olayda, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden Sevinç Alakuş isimli müşterinin hesabındaki paranın başka birisine ödenmesinde kusuru bulunduğu gerekçesi ile açılan tazminat davasında, davalının hesap sahibi yerine belgenin bir başkası tarafından imzalanmasında %50 oranında kusurlu olduğu bilirkişi heyet raporu ile de tespit olunmakla, meydana gelen zarardan davalının kusuru oranında sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, davacı bankanın hesap sahibi …’un başlattığı ilamsız takibe itiraz etmediği, davalının kendisini savunma imkanı tanımadığı gerekçeleri ile istemin reddine karar verilmesi hatalıdır. Kuşkusuz davacı bankanın hesap sahibi alacaklının talebi yönünden sorumlu olduğu, icra takibine itiraz etmesinin ya da etmemesinin davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı bir gerçektir. Bu nedenle davanın kabulü yerine, reddine karar verilmesi isabetsizdir. ” gerekçesi ile verdiği bozma kararı usul ve yasaya uygun olup yerel mahkemece direnmenin yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 06/10/2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.