YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17505
KARAR NO : 2016/11263
KARAR TARİHİ : 01.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler tek tek belirtilmek suretiyle ilgili yasa maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması, ayrıca aynı Yasa’nın 3. maddesinin 1. fıkrasındaki ‘suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur’ şeklindeki hüküm de dikkate alınarak uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarında alt sınırdan bir katı oranında ayrılarak temel ceza belirlendiği halde aynı gerekçelerle üstelik katılanın mala zarar verme suçundan uğradığı zarar miktarının çok düşük olması da dikkate alınmadan, sanıklar hakkında mala zarar verme suçlarından temel ceza belirlenirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan beş katı oranında ayrılmak suretiyle temel cezanın belirlenmesi,
2-Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümlerde TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4-Suç tarihi 13.03.2010 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 13.03.2007 olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …’ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının gözetilmesine 01.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.