Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2016/16416 E. 2016/15703 K. 08.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16416
KARAR NO : 2016/15703
KARAR TARİHİ : 08.12.2016

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Velayetin Değiştirilmesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı baba tarafından velayetin değiştirilmesi davası ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5/1-a maddesi uyarınca verile…..Kararının Kaldırılması hakkındaki 13.01.2016 tarihli ek karar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacının velayetin değiştirilmesi davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa 31.3.2011 tarihli 6217 sayılı Kanunla ilave edilen Geçici 3. maddenin (1.) fıkrasında “Bölge Adliye Mahkemelerinin Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin”, aynı maddenin (2.) fıkrasında da, “Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı” öngörüldüğünden, temyiz isteğinin incelenmesinde 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin hükümleri uygulanmıştır.
Temyiz edilen karar temyiz eden tarafa 08.07.2015 günü tebliğ edilmiş ve fakat söz konusu karar yasada öngörülen (HUMK m. 432) on beş günlük süre geçtikten sonra 19.04.2016 tarihinde verilen dilekçe ile temyiz edilmiştir.
Kuşkusuz Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 2494 sayılı kanunla değiştirilen 432. maddesine göre, temyiz kanuni süre geçtikten sonra yapılır ise, temyiz isteminin reddine karar verme yetkisi hükmü veren mahkemeye aittir.
Ne var ki Aile mahkemelerince verilen kararların yasal süre geçtikten sonra temyiz edilmesi veya temyiz kabiliyetinin bulunmaması halinde dosyanın yerel mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmeden, Yargıtay’a gönderilmesi durumunda, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 2494 sayılı kanun ile değişik 432/4. maddesine göre, bu konuda bir karar verilmek üzere, dosya mahalline geri çevrilmeden doğrudan doğruya Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunca (1.6.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 karar sayı ile) karara bağlanmıştır. Bu durumda gösterilen sebeple temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Danışmanlık tedbiri kararının kaldırılmasına ilişkin ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme ise hakime aittir (HMK m. 33). Mahkemece, davacı babanın velayetin değiştirilmesi talebi reddedilmiş ve davacı baba ile çocukların sağlıklı iletişim kurabilmelerinin sağlanması açısından 5395 Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/1-a maddesi uyarınca …. Tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Karardan sonra …. vekilince 08/01/2016 tarihli dilekçe ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5/1-a maddesi uyarınca verilen danışmanlık tedbiri

…/…

kararının kaldırılması istenmiştir. Kurum vekilinin danışmanlık tedbirinin kaldırılmasına yönelik talebi bir davadır. Bu sebeple ayrı bir esasa kaydedilerek dava şeklinde incelenmesi, taraflara delillerini gösterme olanağı tanındıktan sonra bildirdikleri takdirde tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yanlış niteleme ve değerlendirme sonucu ek karar ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyize konu velayetin değiştirilmesi davasına yönelik temyiz itirazlarının ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple REDDİNE, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08.12.2016 (Prş.)

….