Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/6975 E. 2016/7594 K. 03.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6975
KARAR NO : 2016/7594
KARAR TARİHİ : 03.11.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit
HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyet, tehdit suçundan beraat

İlk derece mahkemesince verilip kısmen re’sen de temyize tabi hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi gereğince … Bakanlığının kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı olduğu ve bakanlık vekili tarafından sunulan dilekçe ile sanığın cezalandırılmasına ilişkin hükümler temyiz edilerek açıkça katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, anılan madde hükmü de gözetilerek 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören … Bakanlığının davaya katılmasına ve vekili Av. …’in katılan bakanlık vekili olarak kabul edilmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile tehdit suçundan verilen beraat kararının incelenmesinde,Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen cezada mağdurenin ruh sağlığının bozulması nedeniyle arttırım yapıldığı sırada uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 103/6 yerine 103/5 olarak gösterilmesi yerinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiş, hükümlerden sonra 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, beraati ve sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık müdafii ile katılan bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, tehdit suçundan verilen beraat kararı ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulup re’sen de temyize tabi mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA,
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince,
Kasıtlı bir suçtan sanık hakkında hapis cezası verildiği halde TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmaması, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.06.2008 gün ve 2008/5-56 Esas, 2008/156 sayılı kararında açıklandığı üzere 53. maddede belirtilen hak yoksunluklarının, mahkumiyetin kanuni sonucu olması nedeniyle infaz sırasında dikkate alınması gerekeceğinden, 53. madde ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararı da nazara alınarak bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 109/2, 109/3-b-f, 109/5, 43/1. maddelerine göre belirlenen 7 yıl 28 ay 15 gün hapis cezası üzerinden, aynı Kanunun 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim uygulandığında hapis cezasının 6 yıl 21 ay 22 gün yerine 7 yıl 9 ay 22 gün olarak fazla belirlenmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafii ile katılan bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ‘2.’ bölümünün beşinci paragrafında yer alan “… 7 yıl 9 ay 22 gün…” ibaresinin çıkartılarak yerine, “… 6 yıl 21 ay 22 gün…,” ibaresinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.