Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/22578 E. 2016/17734 K. 11.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/22578
KARAR NO : 2016/17734
KARAR TARİHİ : 11.10.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, ücret alacağı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ikramiye alacağı, giyim yardımı, temizlik malzemeleri ücreti, iaşe alacağı, ulaşım ücreti, öğrenim yardımı alacağı, sosyal harcama ücreti, ramazan yardımı alacağı, evlenme yardımı alacağı, doğum yardımı alacağı, ölüm yardımı alacağı, doğal afet ve askerlik yardımı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı ve davalılardan … avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalılardan …. ye gemi işyerinde gemi adamı olarak çalıştığını, her ne kadar diğer davalı alt işveren işçisi gibi gözüksede iki davalı arasındaki asıl-alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunu ve baştan beri …. işçisi kabul edilmesi gerektiğini ve bu davalının işçileri ile aralarındaki farkın giderilmesi gerektiğini ileri sürerek, ücret, fazla mesai, ulusal bayram-genel tatil, hafta tatili, ikramiye, giyim, temizlik malzemeleri, iaşe, ulaşım, öğrenim yardımı, sosyal harcama tutarı, ramazan yardımı, evlenme yardımı, doğum, ölüm, doğal afet askerlik yardımı alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili, davacının işvereni olmadıklarını, işveren olan diğer davalı ile aralarındaki ilişkinin de muvazaalı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı …. vekili ise, davacı vekilince dava dilekçesinde muvazaa nedeniyle asıl işverenin diğer davalı … olduğu kabul ve beyan edildiğinden müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, esas bakımdan ise müvekkili şirketin faaliyet konuları içerisinde yer alan hizmet ihalesine iştirak ederek işi almış olması karşısında davacının muvazaa iddiasının dinlenemeyeceğini, müvekkili şirketin hizmet alım ihalesinde idari ve teknik şartnamelerde ve yasada gösterilen hükümlere aynen uyduğunu, işçi haklarının kısıtlanmasının söz konusu olmadığını, işçilerin hak ettiği yerde ödenmeyen herhangi bir alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece “davacının davalılardan …. Ye ait işyerinde diğer davalı …. ile akdettiği 19.03.2005 – 18.06.2005 ve 01.01.2006 – 31.12.2006 yürürlük tarihli belirli süreli iş sözleşmeleri ile usta gemici olarak çalıştığı, aynı işyerinde aynı işi yapan iki işçi arasında farklı uygulamanın eşitlik ilkesine aykırılık teşkil edeceği, davacının taleplerinin TİS’e dayalı olmadığı, bu anlamda eşitlik ilkesine aykırı şekilde aynı işi yapan iki işçi arasında farklı uygulama yapılması kabul edilemeyeceğinden dosya hesap yapması için bilirkişiye verilmiş, bilirkişi tarafından verilen gerekçeli ve usul ve yasaya uygun 12/12/2014 tarihli bilirkişi raporu nazara alınarak davalıların ıslaha karşı zamanaşımı defileri de dikkate alınarak raporda belirtilen miktarlar üzerinden zamanaşımına uğramayan ilk dava ile talep edilen kısımlar göz önüne alınarak ücret fark alacağı, fazla çalışma fark alacağı, genel tatil fark alacağı, ikramiye alacağı ve sosyal yardım fark alacağının kabulüne, hafta tatil alacağı ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar vermek gerekmiş” gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı ve davalılardan …. vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalı …. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının işe giriş tarihi ile dava tarihi arasındaki süre ve davacının talebi doğrultusunda davacıya emsal olan işçinin ödemeleri dikkate alınarak alacaklar hesaplanmıştır. Emsal gösterilen işçinin işyerinde uygulanmakta olan Toplu İş Sözleşmesinden yararlandığı anlaşılmaktadır.
Davacı 31/3/2006 tarihinde davalı işyerinde örgütlü olup, Toplu İş Sözleşmesi bağıtlayan … Sendikasına üye olmuş ise de davacının sendikaya üyeliğinin işverene bildirildiği tarih araştırılmamıştır. Davacı, işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin imzalanmasından sonra sendikaya üye olduğundan ancak sendikaya üyeliğinin işverene bildirildiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanabilir.
Mahkemece davacının sendikaya üye olduğunun işverene bildirilip bildirilmediği araştırılmalı, sendikaya üyeliği işverene bildirilmiş ise bu tarihten dava tarihine kadar olan dönem için işçilik alacakları hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır. Eksik araştırma ile karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.