YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/22426
KARAR NO : 2016/19831
KARAR TARİHİ : 22.11.2016
Mahkemesi :İş Mahkemesi
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün süresi içinde taraflarca temyiz edilip, incelemenin Yargıtayca duruşmalı olarak yapılması davalı … vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 22.11.2016 Salı günü belirlenen saatte davalı … vekili Av…. ve davacı … vekili Av…. geldi. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delilerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 2003 yılının Haziran ayında çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin 03.09.2012 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, fesih tarihindeki ücretinin net 1500,00 TL olduğunu, fazla mesai yaptığını, hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izinleri kullanmadığını iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının davalı işyerinde 19.12.2002-04.09.2012 tarihleri arasında en son net 1500,00 TL ücretle çalıştığı, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ispat edilemediği, fazla mesai yapıp hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, yıllık izinlerini kullanmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; davalının temyizi üzerine Dairemizin 23.12.2014 tarih ve 2014/19257 Esas 2014/23162 esas sayılı kararı ile sair temyiz itirazları incelenmeksizin davacıya tanıkları konusunda verilen kesin sürenin usulüne uygun olmadığı, davalı tanıkları dinlenmeden ve …. işyerinin davalı ile bağlantısı yeterince araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, davalı tanıklarını dinleyip hesap raporu aldıktan sonra, davacının davalı nezdinde 03.06.2003-03.09.2012 tarihleri arasında çalıştığı, davalı ile dava dışı … arasında organik bağ bulunduğunu, fesih tarihindeki ücretinin net 1500,00 TL olduğu, fazla mesai yapıp hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, yıllık izinlerini kullanmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin kararı dosya içeriğindeki delillere uygun olup kabul yerinde ise de, davacı vekilinin gerek dava gerekse ıslah dilekçesinde yıllık izin ücretinin en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Yıllık izin ücretine işletilmesi gereken faiz türü yasal faiz olup, bu durumda yıllık izin ücretine yasal faizi aşmamak üzere en yüksek reeskont faizi yürütülmesi gerekirken, en yüksek banka mevduat faizini aşmamak üzere en yüksek reeskont faizine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki,bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; hüküm fıkrasının e bendindeki “ mevduata uygulanan en yüksek faizi” sözcüklerinin çıkarılarak yerine, “yasal faizi” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf yararına takdir olunan 1.350,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 22.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.