Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2016/15414 E. 2016/19496 K. 15.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15414
KARAR NO : 2016/19496
KARAR TARİHİ : 15.11.2016

Mahkemesi :İş Mahkemesi
YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının işyerindeki olumsuz davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin “geçerli sebeple” feshedildiğini, zira, davacının “işyeri disiplinini bozmak, birim amirlerine karşı saygısız davranmak, çalışma şartlarına ve iş ortamına uyum sağlayamamak, çalışanlara olumsuz örnek olmak” sebebiyle, “iş ilişkisinin çekilmez ve beklenemez hale geldiğini”, kendisine gösterilen müsamahaya rağmen düzelmediğini ve bu sebeple “en son çare” olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini, savunmasının alınmak istendiğini, fakat davacının savunma vermekten imtina ettiğini belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece tanık ifadeleri ve dosya içeriğindeki yazılı belgelere göre, davacı vekilinin iddia ettiğinin aksine fesih bildiriminin 8 gün sonra da olsa “yazılı” olarak yapıldığı, fesih bildiriminde sebebin açık ve kesin bir şekilde belirtildiği, bu sebebin davalı tanıklarının karşı yönde bir itiraz ve açıklaması olmadan açıklıkla beyan edildiği, davacının davranışlarının “geçerli sebebe” dayandığının ispat edildiği, bu sebebe karşı davacıdan yazılı savunma istendiği halde davacının savunma vermekten imtina ettiğinin İş K. Md.109’a uygun olarak iki imza ile tutanak altına alındığı, bu sebeple “en son çare” ilkesinin uygulanmasına fırsat vermeden işten ayrıldığı, her ne kadar “yazılı” değil ise de davacının davranışları nedeniyle zaman zaman kendisine uyarılarda bulunulduğu, ancak uyarıların kendisinin davranışlarını düzeltmeye ve değiştirmeye yetmediği, davranışların “işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceğinin” ortaya çıktığı, davacının davranışlarının ve sözlerinin “işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen”, “işçinin çalışma arkadaşlarını sosyal açıdan olumsuz etkileyen, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak tutum ve davranışları nedeniyle işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine olumsuz etkide bulunduğu”, hatta “verilen görevi yerine getirmemekte ısrarcı davranmak” gibi hareketlere başladığı yeterli ve inandırıcı biçimde kanıtlanmakla davalı işveren tarafından yapılan feshin usulüne uygun ve geçerli nedenle yapıldığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
4857 İş Kanunu’nun 19’uncu maddesine göre: “Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışına veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25’inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır”. Bu hükümle, işçinin savunmasının alınması, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle iş sözleşmesinin feshi için bir şart olarak öngörülmüş ve salt işçinin savunmasının alınmamasının tek başına, süreli feshin geçersizliği sonucunu doğuracağı ifade edilmiştir. İşverene savunma alma yükümlülüğünü, sadece iş sözleşmesinin feshinden önce yüklemektedir. İşçiye ihtar verilirken ise bu şekilde bir yükümlülük yüklememektedir. Dolayısıyla, işçiye davranışı nedeniyle ihtar verilirken, savunmasının alınmaması ihtarı geçersiz kılmaz. İşçinin savunması, sözleşmenin feshinden önce alınmalıdır. İşçi fesihten önce savunma vermeye davet edilmeli, davet yazısında davranışı nedeniyle işten çıkarma sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmeli, makul bir süre önceden belirtilen yer, gün ve saatte hazır bulunması, bulunmadığı takdirde yazılı bir savunma verebileceğinin; bildirilen yerde belirtilen gün ve saatte hazır bulunmadığı ve de buna rağmen yazılı bir savunma vermediği takdirde savunma vermekten vazgeçmiş sayılacağının kendisine hatırlatılması şarttır. Fesih bildirimiyle birlikte veya fesihten sonra savunma istenmesi feshi geçersiz kılar. Keza, ihbar önel süreleri içinde savunma alınması da feshin geçersiz olması sonucunu doğurur.
Dosya içeriğine göre davalı işverenin davacı işçinin iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca davranışlarından kaynaklanan nedenlerle feshettiği, 19.01.2015 tarihli savunma talep yazısıyla görevlerinizde işyeri disiplini bozan hareketlerde bulunduğu, birim amirlerine karşı sürekli saygısız tutum ve davranışlarının çalışma ortamını bozup bu davranışlarında ısrarcı olduğunun diğer çalışanlara olumsuz örnek teşkil ettiği belirtilerek savunması talep edilmiş, bu tutanak davacıya tebliğ edilememiş, davacının imzadan imtina ettiği davalı işyerinde çalışan …isimli iki işçinin şahitliğinde tutanağa bağlanmışsa da davacı işçinin hangi davranışlarının feshe neden olduğu somut olarak belirlenmek suretiyle usulüne uygun şekilde savunmasının almadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle yapılan feshin geçersiz olduğu anlaşıldığından davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yaptığı 394,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.800,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 15.11.2016 gününde KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.