YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3278
KARAR NO : 2016/13819
KARAR TARİHİ : 05.12.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalının 50230 nolu tarımsal sulama abonesi olduğunu, davalının sahip olduğu aboneliğe ait 15 adet otomatik dönem tüketim faturasını ödememiş olması nedeniyle hakkında …3.İcra Müdürlüğünün 2010/3700 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu yerin yaklaşık 1995 yılından beri baraj suyu ile sulandığını, dava konusu sayaçtan sulama yapılmadığını, sayacın hatalı tüketim kaydettiğini ileri sürerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalının temyizi üzerine, Dairemizin 09.04.2014 tarih, 2013/20624 esas, 2014/5731 karar sayılı ilamı ile “…taraflarca imzalanan 07.03.1987 tarihli 50230 nolu aboneliğe ilişkin sözleşmenin mahkemece dosyaya celbedilerek, sözleşmede gecikme zammı alınacağına ilişkin bir hüküm olup olmadığının araştırılmadığı, yoksa yasal faiz üzerinden hesaplama yapılmasının gözönünde bulundurulmadığı, sözleşmede faturaların zamanında ödenmemesi halinde elektriğin davacı kurumca kesileceğine dair hüküm bulunup bulunmadığının tespit edilmediği, eksik bu hususlar giderilmeden ve bu hususlara bilirkişi raporunda yer verilmeden, yetersiz rapor doğrultusunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir…” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyan mahkemece; davanın kısmen kabulü ile itirazın 25.828,82 TL alacak için iptaline, ve takibin bu miktar üzerinden devamına, iptal edilen miktarın % 40 oranında İcra İnkar Tazminatın davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, fatura alacağın dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Somut olayda, dava konusu alacak miktarı (likit) belirlenebilir olmadığı ve yargılama sonucu belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değilse de, bu hususun giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK’nun geçici 3.maddesinin yollamasıyla HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının ikinci bendinde yer alan “iptal edilen miktarın % 40 oranında İcra İnkar Tazminatın davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine” ifadesinin hükümden çıkartılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.12.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.