YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/22718
KARAR NO : 2016/16908
KARAR TARİHİ : 29.09.2016
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, sendika üyelik aidatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davacı sendika ile davalı şirket arasında 23.08.2011 tarihinde imzalanan işletme toplu iş sözleşmesinin 01.05.2011 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girdiğini, sendika ana tüzüğü ve 2821 sayılı Yasanın 61. Maddesi uyarınca , üyelik aidatı olarak sözleşmeden yararlanan üyelerin toplu iş sözleşmesinin yürürlük tarihinden itibaren önceki uygulamalar doğrultusunda bir günlük yevmiyelerinin % 80 ‘ inin net olarak ve yine 01.05.2011 tarihinden itibaren hesaplanacak farklardan da sendika aidatlarının kesilmesi ve sendika hesabına yatırılması gerektiği hususunun davalı tarafa 21.09.2011 tarihli yazı ile bildirdiği , 26.10.2011 tarihli sendika yazısında da sendikaya üye işçilerden varsa dayanışma aidatı ödemek suretiyle …’ den yararlanan işçilerden kesilen aidatların banka hesabına intikal etmediğinin vurgulandığı, davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığı, gelinen aşamada 2011/ Ağustos ile 31.12.2011 tarihleri arası beş aylık dönem itibariyle Türkiye genelindeki şubelere nazaran toplam sendika üyelik aidatı tutarı 339.272,00 TL ‘ nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Yasa metnine göre işverenin işyerinde halen uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin mevcut olması halinde toplu iş sözleşmesini imzalayan sendikaya ; toplu iş sözleşmesi yapılmamış veya süresi dolmuşsa yetki belgesi sahibi sendikaya sendika üyelik aidatı ; sendikanın , işverene üye listesini verip yazılı talepte bulunması halinde ödeneceğini bu şartlardan herhangi birisinin olmaması halinde sendika üyelik aidatı ve yasada öngörülen diğer ödeneklerin işveren tarafından kesilmeyeceği ve sendikaya ödeme yapılamayacağını, davalı şirket ile davacı arasında imzalanmış geçerli ve hukuken var olan bir toplu iş sözleşmesi mevcut olmadığını, davalı şirket hisselerinin mevcut hissedarları tarafından, dava dışı …. ‘ den devir alındığını, davalı şirket her ne kadar hisse devir tarihi olan 25.08.2011 tarihi öncesinde kurulmuş bir şirket ise de bu tarihten önce mağazacılık faaliyeti göstermeyen bir şirket olduğunu, dolayısı ile sendikalaşma gibi bir faaliyetin olmasını gerektirecek çalışması olmadığını, iddia ettiği toplu iş sözleşmesinin hiçbir şekilde davalı şirkette mevcut olmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, sendikadan tebligat evrakları ile … şirketinden evrakların ne zaman davalı işverenliğe tebliğ edildiği sorulduğu, önceki bilirkişiden gelen müzekkere cevapları ve Yargıtay bozması doğrultusunda ek rapor alındığı davacı sendikanın 2011 Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin aidat alacağına ilişkin taleplerin davalı işverenliğe 22.09.2011 ve 27.10.2011 tarihinde tebliğ edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemenin önceki kararı Dairemizin 13.05.2014 Gün, 2014/8425 Esas, 2014/15623 Karar sayılı kararıyla; “davacının her bir Toplu İş Sözleşmesi dönemine ilişkin sendika üye listesi ve banka hesap numarası gönderdiğine dair yazılar mevcut olmasına rağmen bu yazıların davalı işverence alındığına dair bir bilgi ya da belge bulunmadığı, bunun faizin başlangıcı bakımından önemli olduğu, davacı sendika tarafından bu belge ve bilgiler davalı işverene gönderilmediği takdirde Toplu İş Sözleşmelerinde belirtilen ödeme tarihine göre faiz isteminde bulunulamayacağı, söz konusu araştırma yapıldıktan sonra konunun değerlendirilmesi gerektiği,
Ayrıca davacının Ağustos ve Eylül ayı aidat alacakları taleplerinin davalı şirketin 21.09.2011 tarihinde aidat kesilmesinden haberdar olduğu gerekçesiyle reddi hatalı olup bu aylara ait aidat alacaklarının da hesaplamaya dahil edilmemesinin hatalı olduğu;
Aidat alacakların ait oldukları aylara göre dönem dönem hesaplanması gerektiği, bu nedenlerle kabul edilen üyelik aidatı alacak dönemi ay ay tespit edilerek, her bir aya ait üyelik aidatı miktarı, ayın tamamı dikkate alınarak ve takip eden dönemlerde aynı şekilde belirlenerek denetime elverişli rapor alınmaksızın sonuca gidilmesi ve faiz başlangıç tarihleri ve miktarlarının hükümde ayrı ayrı gösterilmemesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle bozulmuştur.
Dava tarihinde yürürlükte olan 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 61. maddesine göre “İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasının, toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa veya sona ermişse yetki belgesi alan işçi sendikasının yazılı talebi ve aidatı kesilecek sendika üyesi işçilerin listesini vermesi üzerine, işveren sendika tüzüğü uyarınca üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu gereğince sendikaya ödenmesi gerekli dayanışma aidatını, işçilere yapacağı ücret ödemesinden kesmeye ve kestiği aidatın nevini belirterek tutarını ilgili sendikaya vermeye ve kesinti listesini sendikaya göndermeye mecburdur. Bu aidat dışında sendikaya ödenmek üzere bir kesintinin yapılması toplu iş sözleşmesi ile kararlaştırılamaz.
Yukarıdaki fıkra gereğince sendika tüzüğüne uygun olarak kesilmesi istenilen aidatı kesmeyen işveren ilgili sendikaya karşı kesmediği veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili kuruluşa göndermediği miktar tutarınca genel hükümlere göre sorumlu olduktan başka aidatı sendikaya verinceye kadar bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ödemek zorundadır.”
Toplu İş Sözleşmelerinde kesilen aidatın ne zaman sendikaya yatırılacağı hususu düzenlenmiş ise ayrıca ihtara gerek kalmadan bu tarihlerden itibaren faize karar verilmeli, bu konuda bir düzenlenme yoksa taraf sendikanın işverenin temerrüdü onanmalıdır. Dava tarihinden önce sendika tarafından işverenin temerrüde düşürülmesi söz konusu değil ise dava ve ıslah tarihi temerrüt tarihi kabul edilmeli ve bu tarihten itibaren faize hükmedilmelidir.
Taraflar arasındaki Toplu İş Sözleşmesinin 18. maddesinde “İşveren sendikanın yazılı istemi üzerine üyelik ve dayanışma aidatlarını işçilere yapacağı ücret ödemelerinden kesip sendikanın yazılı olarak göstereceği banka hesabına en geç 10 gün içinde yatırır ve gecikmelerde 2821 sayılı yasa hükümleri uygulanır. Kimlerden ne miktar kesildiğini bildiren listelerden bir suret şube adresine gönderilir. İşveren bu konuda yaptığı çalışma karşılığı ve giderlerini sendikadan isteyemez.” düzenlemesi yer almaktadır.
Mahkemece önceki kararda sendika aidat borcunun ay miktarları belirtilmeden toplam olarak bir miktar bedelin tahakkuk ettikleri tarihten itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş, bozma kararında kabul edilen üyelik aidatı alacak döneminin ay ay tespit edilerek her bir aya ait üyelik aidatı miktarı ve faiz başlangıç tarihinin hükümde ayrı ayrı gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bozma sonrası kurulan hükümde aidat borcu ay ay ayrı olarak gösterilmiş, ancak yine infazda tereddüt uyandıracak şekilde “tahakkuk ettikleri tarihten itibaren” denilerek faiz başlangıç tarihi gösterilmeden hüküm kurulmuştur. Ancak yukarda belirtildiği gibi taraflar arasındaki toplu iş sözleşmesinin 18. Maddesinde sendika aidat alacaklarının hangi sürede ödenmesi gerektiği konusunda açık hüküm bulunmaktadır.
Diğer taraftan sendikaya sonradan üye olan işçilerin listesinin işverene bildirilip bildirilmediği, hangi tarihte bildirildiği de araştırılmamıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ay ay ödenmesi gereken sendika aidatları içerisinde sendikaya sonradan üye olanların da bulunduğu görülmektedir. Örneğin 2011 yılı Eylül ayı içerisinde 112, Ekim ayı içerisinde 158, Kasım ayında 15, Aralık ayında 6 işçinin yeni üye olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece hükmedilen miktarlar içerisinde yeni üye olanlar da bulunmaktadır. Buna göre sendikaya sonradan üye olan işçilerin listesinin işverene bildirilip bildirilmediği araştırılıp, bildirildiyse hangi tarihte bildirildiği, faiz başlangıç tarihlerinin tespit edilip, infazda tereddüte yol açmayacak şekilde hüküm altına alınması gerekir. İnfazda tereddüt yaratacak şekilde ve bozma gerekleri tam yerine getirilmeden karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.