Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/10313 E. 2016/13821 K. 05.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10313
KARAR NO : 2016/13821
KARAR TARİHİ : 05.12.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, dava dışı yüklenici …’dan 04.10.1984 tarihinde 24.772.880 (eski) Türk Lirası bedelle iki adet bağımsız bölüm satın alındığını, ancak davalı arsa malikleri ile dava dışı yüklenici arasında çıkan sorunlar nedeni ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiğini ve arsa sahipleri tarafından açılan tapu iptal tescil davaları neticesinde, kendilerine satılan 35 ve 45 numaralı bağımsız bölümler da dahil olmak üzere tüm tapuların iptaline karar verildiğini ve böylelikle taşınmazların mülkiyetini kaybettiklerini ileri sürerek, mülkiyetin kaybedildiği andaki taşınmazın değeri ile taşınmaza yapılan faydalı masrafların bedelinin reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davalıdan yalnızca taşınmaza yaptığı zorunlu masrafların bedelini talep edebileceği, alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazda yapılmış zorunlu masraf bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ve bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Kabule göre, konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen bir şey olan davalarda vekalet ücreti, nispi tarifeye göre hesaplanır. Davanın tamamen veya kısmen kazanılması ya da reddedilmesi halinde ise, nispi vekalet ücreti kabul ya da reddedilen müddeabihin değeri üzerinden hesaplanır.
Somut olayda davacı, dava konusu taşınmazların mülkiyetin kaybedildiği andaki değeri ile taşınmaza yapılan faydalı masrafların bedelini talep etmiş olup, bu talebini 318.760,80 TL üzerinden harçlandırmıştır.
Buna göre mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olmakla kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalılar lehine, dava değerinin (müddeabihin) 318.760,80 TL olduğu göz önüne alınarak, reddedilen miktar (dava değeri) üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.