Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/12107 E. 2016/17710 K. 11.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12107
KARAR NO : 2016/17710
KARAR TARİHİ : 11.10.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Taraflar arasındaki, ihbar tazminatı, kıdem tazminatı ile ücret alacağı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalılar avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11/10/2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan …. adına Avukat … geldi. Karşı taraf adına Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğunu, davalılardan …’nin alt işveren; diğer davalıların ise asıl işveren olduğunu, müvekkilinin davalı işyerinde 16/11/2009-15/03/2012 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından haksız ve mesnetsiz olarak feshedildiğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücret alacağının, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağının, yıllık ücretli izin alacağının, ücret alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalılar Cevaplarında Özetle:
Davalılar … vekili; davacının taleplerinin belirlenebilir olduğunu, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkili şirketler ile davalılardan … arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının …’nin çalışanı olduğunu bu nedenle de davacının taleplerinden bu şirketin sorumlu olduğunu, davacının iş akdinin de tek taraflı olarak bu şirket tarafından feshedildiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …. vekili; müvekkili şirket ile diğer davalı şirketler arasında 10.07.2009 tarihli İhale Şartnamesi,Yapım İşleri Şartnamesi ve Yapım İşleri Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme ile müvekkili şirketin … Konutları projesinin inşaat işini üstlendiğini, davacının ücretlerinin de … tarafından ödendiğini, diğer davalıların da müvekkili şirketi ile birlikte sorumlu olduğunu, davacının herhangi bir alacağının olmadığını savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:
Karar süresinde davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki bilgi ve belgelere, delillerin taktirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak, 100,00 TL.genel tatil ücreti alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda genel tatil ücreti alacağı 690,71 TL. olarak hesaplanmıştır. Davacı vekilince dava dilekçesinde talep edilen 100,00 TL. dikkate alınmaksızın, genel tatil ücreti alacağı 690,71 TL olarak ıslah edilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporunda hesaplanan genel tatil ücreti miktarından %30 taktiri indirim uygulanarak alacak hüküm altına alınmış olup, genel tatil ücretinde reddedilen 100,00 TL. lik bir miktar olduğu gözetilmeksizin yargılama giderlerinin hesaplanması ve davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı olup bozma sebebi ise de; bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HMK nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir
Sonuç:
Hüküm fıkrasının 4 numaralı bendine yeni bir paragraf olarak “Davalılar vekil ile temsil edildiğinden taktiri indirim dışında reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürülükte bulunan AAÜT.nin 13/2. maddesi uyarınca belirlenen 100,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak vekille temsil olunan davalılara verilmesine,” paragrafının eklenmesine,
Hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinin hükümden tamaman çıkarılarak yerine;
“ 5) Davacının yaptığı 635,53 TL. harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davacının yaptığı 199,25 TL. PTT gideri, 250,00 TL. bilirkişi ücreti toplamı olan 449,25 TL. yargılama giderinden, kabul/redde göre belirlenen 447,45 TL. sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,” bendinin yazılmasına hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalılardan …. yararına takdir edilen 1.350.00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, 11.10.2016 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Davalılar, …, kendilerine ait arsa üzerinde yapılacak konut projesinin yapımı işini anahtar teslimi eser sözleşmesi ile diğer davalı …’ ye vermiştir.
… şirketi ile diğer şirketler arasındaki sözleşme eser sözleşmesi olduğundan … şirketi dışındaki davalılara husumet yöneltilemez.
Taraflar arasındaki ilişkiyi asıl/alt işveren ilişkisi kabul eden sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 11/10/2016