YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7922
KARAR NO : 2016/7640
KARAR TARİHİ : 07.11.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilip re’sen de temyize tabi hükmün sanık ile müdafii tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 02.11.2016 Çarşamba saat 13:30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından… hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdur hakkında… Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Ana Bilim Dalınca düzenlenen 04.01.2016 tarihli raporda, mağdurdaki zeka geriliğinin hekim olmayanlarca anlaşılamayabileceği, kendisine yönelik fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin geliştiği ve eylemin ahlaki kötülüğünü kavrayabildiğinin belirtilmesi karşısında, mağdurun 5237 sayılı TCK’nın 103/1-b. maddesi kapsamında kalan çocuklardan olduğu ve mahkemece hüküm kurulurken mağdur bu kapsamda değerlendirilip suçun silahla işlendiği kabul edilerek aynı Kanunun 103/4. maddesi gereğince arttırım yapıldığı halde, hükmün gerekçe kısmında hüküm fıkrasındaki kabul ile çelişki yaratacak biçimde ve ancak TCK’nın 103/1-a. maddesi kapsamında kalan mağdurlar yönünden suçun cebir ve tehditle işlenmesi halinin arttırım nedeni yapılabileceği gözetilmeden, suçun akıl zayıflığı bulunan mağdura yönelik cebirle işlenmesi nedeniyle TCK’nın 103/4. maddesi gereğince arttırım yapıldığı belirtilip suçun silahla işlendiği hususunda bir kabule de yer verilmeyerek, çelişkili ve yetersiz gerekçeyle iddianamedeki sevk maddeleri arasında gösterilmemesi nedeniyle ek savunma hakkı da tanınmaksızın sanık hakkında TCK’nın 103/4. maddesinin tatbik edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ile müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, re’sen de temyize tabi hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.