YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18400
KARAR NO : 2016/11444
KARAR TARİHİ : 07.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
20.10.2012 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 17.10.2012 olarak gösterilmiş olması, mahallinde düzeltilebilir maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sanık hakkında, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/9 Esas, 2010/43 Karar sayılı kararıyla hırsızlığa teşebbüs suçundan verilen 23.02.2010 tarihinde kesinleşen ve 07.07.2012 tarihinde infaz edilen tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve bu hükümde TCK ‘nın 58. maddesinin uygulanmış olduğunun anlaşılması karşısında, temyize konu dava nedeniyle ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında anılan hükümlülüğün tekerrüre esas alınması ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi sırasında 5275 sayılı Yasa’nın 108/3. maddesi uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması nedeniyle hükümlünün koşullu salıvermeden yararlanmayacağı hususunun karar yerinde belirtilmesi gerekirken, yazılı şekilde 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması ve buna bağlı olarak sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun belirtilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mağdurun saat 06.00 sıralarında cep telefonunun çalındığını fark edip müracaatta bulunması üzerine kamera görüntülerinin izlendiği, görüntülerde sanığın mağdurun kaldığı odaya girip bir süre kaldıktan sonra kendi odasına geri döndüğünün görüldüğü, bu görüntülerin elde edilmesinden sonra sanığın yanında kalan annesinin kolluk görevlileri tarafından odanın dışına çağrılıp konunun izah edildiği, annesinin içeri girdiği ve sanığın yastığın altına saklamış olduğu cep telefonunu bulunduğu yerden alarak kolluk görevlilerine verdiği ve bu şekilde telefonunun sahibine iade edildiği olayda, sanığın olaydan sonra bizzat pişmanlık göstermek suretiyle çalınan eşyanın iadesi konusunda herhangi bir çaba içinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, koşulları bulunmadığı halde sanık hakkında kurulan hükümde TCK’nın 168. maddesi uygulanmak suretiyle ceza indirimine gidilmesi, bu yapılırken de sanık hakkında verilecek cezada TCK’nın 168/1. maddesi gereğince 1/2 oranından fazla indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hatalı ise de, kurulan hükümde, TCK’nın 62. maddesinin uygulanması ile belirlenen sonuç ceza “1 yıl 10 ay” olması gerekirken, “1 yıl 11 ay” hapis cezası verilmek suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi, atıfet kuralı uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun
04.03.2008 gün ve 2008/6-47 Esas, 2008/43 sayılı kararı ışığında, sanığın yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı değerlendirildiğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık …’ın temyiz nedeni yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 07.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.