YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7105
KARAR NO : 2016/7648
KARAR TARİHİ : 08.11.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçu Fransa’da işlediği iddiasıyla 25.05.2007 havale tarihli şikayet dilekçesinin yurt dışından gönderildiği, mağdurenin bu tarihte kayıtlara göre onyedi yaşı içerisinde olduğu, başından geçtiğini iddia ettiği nitelikli cinsel istismar eylemini olaydan yaklaşık bir buçuk yıl sonra intikal ettirdiği, şikayet dilekçesinde sanığın kendisine bir buçuk senedir cinsel tacizde bulunduğunu belirtip cinsel istismardan bahsetmediği, mahkemede alınan 30.12.2008 tarihli ifadesinde bir kez gerçekleşen nitelikli cinsel istismar eylemini anlattığı, 01.12.2010 tarihli beyanında ise sanığın cinsel tacizlerinin 2005 veya 2006 yılında başlayıp bir buçuk yıl kadar sürdüğünü belirttiği, mağdure vekili tarafından tecavüz olayına ilişkin işlemlerin yapıldığı Fransadaki hastane adının dilekçeyle sunulacağı belirtilmesine rağmen bildirimde bulunulmadığı, dosyaya ibraz edilen tercüme evrakı içinde bulunan 24.04.2007 ve 31.01.2008 tarihli muayene raporlarında mağdurenin iddiasına ilişkin bir bulgunun yer almadığı, mağdurenin şikayetini yurt dışından iletmesi ve ifadesi alınıncaya kadarki süreçte başkasıyla evlenmesi nedeniyle tahkikata ilişkin hususlarda gerekli raporların alınamadığı, sanığın tüm aşamalarda üzerine atılı suçları inkar ettiği ve dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ile delillerin de mağdureye yönelik eylemin işlendiğini ispatlamaya yeterli olmadığı ve mevcut haliyle sanığın atılı suçu işlediği hususunda şüphe oluştuğu gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Mağdurenin cinsel ilişkinin bir kez yaşandığını belirtmesine rağmen, kabule ilişkin gerekçeleri belirtilmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanması,
Sanık hakkında verilen hükümde 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi gereğince temel cezanın belirlenmesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşılması ve aynı Kanunun 43. maddesindeki arttırım oranının teşdiden belirlenmesinde, alt sınırdan uzaklaşma sebebi denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçelerle gösterilmeden kanun metninde “suçun işleniş şekli” olarak yer alan ifade ile yetinilmesi,
Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan verilen hükümde 5237 sayılı TCK’nın 104/1. maddesi gereğince hükmedilen 1 yıl 6 ay hapis cezasında aynı Kanunun 43. maddesi ile 1/2 oranında arttırım yapılırken 1 yıl 15 ay yerine 2 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini,
Hükümden sonra 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.