YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9425
KARAR NO : 2016/7999
KARAR TARİHİ : 23.11.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilip kısmen re’sen de temyize tabi hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinden önce sanığın, komşusunun kızı olup evine oturmaya gelen onbeş yaşından küçük mağdureye organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismarda bulunmasının ardından, başka bir gün haksız şekilde elinde bulundurduğu anahtarı kullanarak gizlice evine girdiği mağdureye bıçak çekip cebir kullanmak suretiyle tekrar cinsel ilişkiye girdiği tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, mevcut haliyle sanığın bahse konu cebri çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlemek amacıyla kullanması nedeniyle hakkında TCK’nın 103/2. maddesi ile belirlenen temel cezanın koşulları oluştuğu halde aynı Kanunun 103/4. maddesi ile arttırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,Sanığın, mağdurenin oturduğu eve girmek için cebir kullanmadığının dosya kapsamından anlaşılması karşısında, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan dolayı eylemine uyan TCK’nın 116/1. maddesi gereğince cezalandırılması yerine yazılı şekilde aynı Kanunun 116/4. maddesinin tatbiki neticesinde cezanın fazla belirlenmesi,
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Vücuda organ veya sair cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurenin iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, mağdurenin hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre de hem kendi evine gelen hem de evine gittiği mağdureye karşı sanığın zincirleme şekilde nitelikli cinsel istismar eylemlerini gerçekleştirirken ayrıca hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin bulunmaması karşısında, mevcut haliyle eylemin sadece TCK’nın 103/2. maddesi kapsamındaki çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan mağdure vekili ile sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.