YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14026
KARAR NO : 2016/15514
KARAR TARİHİ : 14.11.2016
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın tespiti
….. ile …..ve müşterekleri aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ….. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 13.03.2014 gün ve 138/110 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan …. ve ….. vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ….. vekili, dava konusu 36175 ada 1 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan bodrum, zemin, 1. ve 2. kattan ibaret binanın tamamının vekil edeni tarafından yaptırıldığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ….ve … ….vekili, en üst katın davacı tarafından yaptırıldığını ancak diğer katların davacı tarafından yaptırılmadığını savunmuşlardır.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bozma ilamından sonra sadece en üst katın davacıya ait olduğunun tespitine, fazla istemin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ve davalılardan … ve … …. vekili taraflarından temyiz edilmiştir.
Davanın kabülüne dair önceki karar,. ……. Hukuk Dairesi’nin 13/11/2012 tarihli 2012/8311-7901 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu taşınmaza iştirak halinde paydaş olan davalılardan Mecbure ….. (…..)’ın kısıtlandığı ve kendisine … ….’ın vasi olarak atandığının anlaşıldığı, görülen davada taraf koşulunun oluşabilmesi için davanın adı geçenin yasal temsilcine yöneltilmesi gerektiği, ne var ki mahkemece bu olgu gözardı edilerek dava dilekçesinin kısıtlıya tebliğ edilmediği ve yargılamaya vasinin yokluğunda devam olunduğu, öncelikle adı geçen davalının vasisi (yasal temsilcisi) …. …..’ın davada taraf olmasının zorunlu olduğu düşünülerek dava dilekçesinin ilgiliye tebliğ edilmesi ve bu suretle davada taraf olarak yer almasının sağlanması, yargılamaya geldiğinde davaya karşı diyecekleri, delilleri sorulup saptanması, göstereceği delillerin toplanması, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Dava muhdesat tespitine ilişkindir.
1)Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, Mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde hüküm verildiğine göre davacı vekilinin tüm, davalı ……. ve ………. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2) Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukuku’nda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK 722, 724, 729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
Ne var ki; çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda; dosyanın içeriğine, toplanan delillere, tanık beyanlarına göre, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binanın en üst katının davacı tarafından meydana getirildiği sabit olmuştur. Mahkemece muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, muhdesatın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi doğru değil ise de; bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamış, hükmün 1. fıkrasının HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, muhdesatın tespitine ilişkin yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 1. fıkrasındaki ”…. davacıya ait olduğunun…” ifadelerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, bunun yerine ”…davacı tarafından meydana getirildiğinin…” ibarelerinin eklenmesine, hükmün bu kısmının 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davacı vekilinin tüm davalı …. ve ……. …. diğer temyiz itirazlarının ise (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’nun 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 25,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4,00 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 219,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılar ……. …. ve ……….’a iadesine, 14.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.