Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/6840 E. 2016/7443 K. 31.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6840
KARAR NO : 2016/7443
KARAR TARİHİ : 31.10.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ :Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; (sanıklar … ile …) beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı (sanık …)
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümlerin sanıklar ve müdafileri ile katılan vekili tarafından temyiz edilmesi ve sanıklar … ile … müdafilerince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 26.10.2016 Çarşamba saat 09.30’a duruşma günü tayin olunarak sanıklar … ve … müdafilerine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av…. ve sanık … adına gelen Av. … ile Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanıklar … ve … haklarında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanıklar müdafileri temyiz layihalarını açıklayarak savunmalarda bulunup müvekkilleri haklarındaki hükümlerin BOZULMASINI istediler.
Sanık … müdafii Av. … sanık …’e ait bir sayfalık yazılı savunma dilekçesini sundu. Alındı, okundu, dosyasına konuldu.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözleri sorulan sanıklar müdafileri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 09.11.2016 Çarşamba günü saat 09:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanıklar … ile … haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hükümlerden sonra 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, katılan vekili ile sanıklar … ve … müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmalarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar … ile … haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Tüm dosya içeriğinden, sanıkların diğer sanık …’in organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiği nitelikli cinsel saldırı eylemine yardım eden sıfatıyla iştirak ettiklerine dair mağdurenin aşamalarda değişen soyut iddiaları dışında, inkara yönelik savunmalarının aksini kanıtlayan, cezalandırmaya yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanıkların atılı suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Adli Tıp Kurumunun bilinen uygulamalarına göre, reşit olan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın cezada arttırım nedeni olabilmesi için, eylem sonucunda mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin tespitin, suç tarihinden itibaren en az 1 yıl geçtikten sonra yapılması gerektiği halde, bu süreden önce yapılan muayeneye istinaden düzenlediği anlaşılan rapora göre sanık hakkında TCK’nın 102/5. maddesinin uygulanması ve lehe kanun karşılaştırmasının da usûlüne uygun rapor alınmasının ardından sonucuna göre yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanıklar … ile …’ın, diğer sanık …’in gerçekleştirdiği nitelikli cinsel saldırı eylemine 5237 sayılı TCK’nın 39. maddesi anlamında yardım eden sıfatıyla iştirak ettiklerinin kabul edilmesi karşısında, suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun olayda gerçekleşmediği gözetilmeden, sanıklar haklarında tayin olunan cezaların aynı Kanunun 102/3.d maddesi ile arttırılması,
5237 sayılı TCK’nın 102/2, 102/3. maddeleri uyarınca verilen ceza on yıla ulaşsa veya geçse dahi, suçun sonucunda ruh sağlığının bozulmasından dolayı neticenin ağırlığına göre tayin edilen cezanın, aynı Kanunun 49/1 ve 102/5 maddeleri gereğince yirmi yıla kadar arttırılmasının olanaklı bulunduğu nazara alınarak, hakkaniyet gereği ve anılan maddeye işlerlik kazandırılabilmesi için cezada bir miktar daha arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, sanıklar haklarında TCK’nın 102/5. maddesinin uygulama dışı bırakılması,
Hükümlerden sonra 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları ile sanıklar … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.31.10.2016 tarihinde verilen iş bu karar 09.11.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık … müdafii, Av …’un yüzüne karşı tefhim olundu.