YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8337
KARAR NO : 2016/7442
KARAR TARİHİ : 31.10.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilip re’sen de temyize tabi hükmün sanık müdafii tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 26.10.2016 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … ve dosyadaki yetki belgesine dayanarak gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafileri temyiz layihalarını açıklayarak savunmalarında bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istediler.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafileri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 09.11.2016 Çarşamba günü saat 09:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Mağdurenin annesi… ile kardeşi …’ın kollukta alınan beyanlarında, mağdurenin küçük yaşlarda geçirdiği ateşli bir hastalık nedeniyle zaman zaman yaşanmamış olayları yaşanmış gibi anlatabildiğini belirtmeleri, mağdure ve annesinin yargılama devam ederken sundukları şikayetten vazgeçme dilekçesinde de bu hususa değindikten sonra sanığın mağdureye yönelik bir istismarının olmadığını bildirmeleri, 11.11.2015 tarihli celsede mağdurenin beyanının alınması sırasında hazır bulunan psikolog bilirkişinin mağdurenin zihinsel gelişimi konusunda biraz geri olduğu kanaatine vardığını söylemesi karşısında; mağdurenin dava dosyasıyla birlikte Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kuruluna sevk edilerek suç tarihi itibariyle akıl hastası olup olmadığı, kendisine karşı işlenen eylemin ahlaki kötülüğünü idrak edip edemeyeceği, fiile karşı mukavemete muktedir olup olmadığı ve akıl hastalığı var ise, bunun hekim olmayanlar ile çevresinde yaşayanlar ve kendisini tanıyanlarca da anlaşılıp anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği ve ayrıca …Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 31.08.2015 tarihli raporunda; mağdurenin kızlık zarının halkavi, çok ensiz ve elastik, halen 2 parmak duhulüne müsait bir deliği olduğu, zarda saat kadranı hesabı ile saat 6 hizasında vagen duvarına kadar gitmeyen eski yırtık tespit edildiği, anatomik manada bakire olduğu, ancak zarın doğuştan anatomik yapısı itibariyle normal büyüklükte ve ereksiyon halindeki bir penisin duhulune müsait olduğu, bu hususun adli tahkikat ile aydınlatılmasının uygun olacağı belirtilmekle, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan mağdurenin hem anatomik bakire olup hem de yırtığın nasıl oluştuğu konularında ayrıntılı raporlar aldırıldıktan sonra neticesine göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, re’sen de temyize tabi hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 31.10.2016 tarihinde verilen işbu karar 09.11.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafilerinin gıyaplarında tefhim olundu.