YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5301
KARAR NO : 2016/7397
KARAR TARİHİ : 27.10.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilip kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin sanık müdafii tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 28.09.2016 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … ve dosyadaki yetki belgesine dayanarak gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafileri temyiz layihalarını açıklayarak savunmalarda bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istediler.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözleri sorulan sanık müdafileri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 02.10.2016 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Suç tarihinin 2009 olmasına rağmen 2015 yılında şikayette bulunulması, mağdurenin …Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/13 Esas sayılı dosyasında tanık sıfatıyla alınan “…’ın bana her hangi bir şekilde, laf atması, sarkıntılık yapması durumu söz konusu olmamıştır.” şeklindeki beyanı, mağdurenin anne ve babasının da bu dosyadaki ifadelerinin benzer nitelikte olması, belirtilen dosyada sanık olarak yargılanan mağdurenin babası Yaşar’ın, sanığa yönelik eylemleri nedeniyle aldığı cezaların kesinleşmesinden sonra davaya konu iddiaların ortaya atılması olayın ortaya çıkış şekli ve zamanı ile dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçları işlediği hususunda cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı taktirde en seri vasıtayla derhal tahliyesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 27.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.27.10.2016 tarihinde verilen işbu karar 02.11.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafilerinin gıyaplarında tefhim olundu.