YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5352
KARAR NO : 2016/4668
KARAR TARİHİ : 14.11.2016
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl ve birleşen dava 12.03.2010 tarihinde yapılan ihaleyle kazanılan davalı üniversiteye ait ikmâl inşaatı işinin Kamu İhale Kurulu’nun 19.07.2010 tarihli kararıyla iptâl edilerek ihaleye katılan diğer firmayla sözleşme imzalanmış, bir kısım imalât gerçekleştikten sonra yapılan başvurular üzerine iptâl kararının kaldırılarak davacı ile 09.01.2012 tarihinde sözleşme imzalanması sonucu ihale tarihinden sözleşme tarihine kadar geçen sürede oluşan fiyat farklarının tahsiline karar verilmesi istemleriyle açılmıştır. Mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 09.01.2012 tarihli sözleşmede, 2010/14166 ihale numarası gösterilerek ikmâl inşaatının tamamının yüklenici tarafından teklif edilen 7.872.590,74 TL bedelle yapılacağı, sözleşmenin anahtar teslim götürü bedelli olduğu, 14. maddesinde de yükleniciye fiyat farkı verilmeyeceği fiyat farkı verilmesine ilişkin madde bölümünün çizilerek taraflarca onaylandığı görülmüştür. Bu haliyle sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK’nın 365. maddesi uyarınca götürü bedelli olduğu, fiyat farkı verilmeyeceği hususunda taraflarca anlaşmaya varıldığı, iş de tamamlanmakla, yüklenicinin sözleşme bedeli dışında ilave fiyat isteyemeyeceği sonucuna varılmaktadır. Hal böyle olunca yüklenicinin götürü bedelli sözleşmeyi imzaladıktan ve belirlenen bedelle işi tamamlamakla yükümlü olması nedeniyle fiyat farkı istemenin asıl ve birleşen davada tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporu ile bağlı kalınarak kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bu nedenle bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 14.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.