YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17800
KARAR NO : 2016/18088
KARAR TARİHİ : 18.10.2016
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, dava hakkında yetkisizlik kararı verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 11.06.2012 -15.07.2014 tarihleri arasında müşteri temsilcisi sıfatı ile çalıştığını, ayrıldığı dönemdeki maaşının net 2.500,00 TL olduğunu, davalı işyerinin müvekkilinden çok sayıda ve miktarları çok yüksek teminat bonoları aldığını, bu bonolar için daha sonra müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, takip konusu bonolardaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, işverenin kendi müşterilerinden olan alacağının teminatı için işçisine imzalattığı yüksek meblağlı bonoların teminat bonosu olduğunu, müvekkiline karşı bir geçerliliğinin bulunmadığını, işçinin işverenine 250.000,00 TL gibi yüksek miktarlı borçlanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek, asıl ve birleşen dosyalar yönünden İstanbul 19. İcra Müdürlüğü nezdinde yürütülen takipler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davalı borçlunun … şube sorumlusu olarak atandığı sürede görevini kötüye kullandığını ve şirketi zarara uğrattığını, davacının müvekkili şirkete verdiği zarar miktarını kabul ettiğini, dava konusu icra takibine konu senetlerin bu nedenle verildiğini savunarak, davanını reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece dava dilekçesinde davalı şirket adresinin ve yapılan işin adresinin … olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İcra İflas Kanununun 72/son maddesinde “Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. ..” düzenlemesine yer verilmiştir.
Diğer yandan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 5. maddesinde yer alan “İş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir.Bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmaz.” şeklindeki düzenlemenin işçi lehine nisbi emredici nitelikte olduğu, İcra İflas Kanununun 72/son maddesinin işçi lehine değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında Mahkemenin yetkili olduğu anlaşıldığından, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 18/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.