Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/32273 E. 2016/18292 K. 20.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/32273
KARAR NO : 2016/18292
KARAR TARİHİ : 20.10.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, ücret, vergi iadesi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının davalılara ait işyerinde 15.4.2005 – 23.3.2009 tarihleri arasında çalıştığını ve işveren tarafından işten çıkartıldığını, davalı şirketlerin aynı gerçek kişiler tarafından yönetildiğini ve şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, davacının aynı işyerinde aralıksız olarak çalıştığını, davacının en son net 1.800,00 TL aylık ücret ve üç öğün yemek yardımı aldığını, ödenmeyen 14.450,00 TL ücret alacağının bulunduğunu ve 2008 yılı başından itibaren vergi iadelerinin davacıya ödenmediğini iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, ödenmeyen ücret alacağı ve asgari geçim indirim alacaklarının faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalıların duruşmaları takip etmedikleri gibi,dosyaya da herhangi bir cevap veya beyan dilekçesi sunmadıkları tespit edilmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın, davalılar …. tarafından temyizi üzerine Dairemizin 2010/51288 esas ve 2013/8794 karar sayılı ilamı ile özetle ve sonuç olarak;
“1-Davalılar arasındaki ilişkinin işyeri devri olduğu izlenimi edinilmektedir. Bu itibarla, davalılar arasında organik bağ olduğuna ilişkin Mahkeme gerekçesi yeterli değildir. Mahkemece, davalılar arasındaki ilişkinin niteliği tam olarak ortaya konulmadan hüküm kurulması hatalıdır.
2- 1086 Sayılı HUMK döneminde açılan davalar açısından ödeme def’inin yargılamanın her aşamasında yapılabileceği hem Hukuk Genel Kurulunun hemde Dairemizin yerleşik uygulaması olup, davalıların temyiz dilekçeleri ekinde sundukları belgeler göz önünde bulundurularak hem fesih hem de diğer alacakların değerlendirilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir. ” gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, bozma doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınarak davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Bozmadan önceki kararda fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarından %50 takdiri indirim yapıldığı halde, bozma sonrası bu alacaklardan %30 takdiri indirim yapılarak davalıların usuli kazanılmış haklarının ihlali, davalıların temyizi olmadığından, bozma sebebi yapılmamıştır.
2-Somut uyuşmazlıkta; mahkemenin ilk kararı “1-Davalılar arasındaki ilişkinin işyeri devri olduğu izlenimi edinilmektedir. Bu itibarla, davalılar arasında organik bağ olduğuna ilişkin Mahkeme gerekçesi yeterli değildir. Mahkemece, davalılar arasındaki ilişkinin niteliği tam olarak ortaya konulmadan hüküm kurulması hatalıdır.”gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, birbirinden farklı hukuki ilişkileri olan “işyeri devri, organik bağ ve birlikte istihdamın” hepsinin somut olayda gerçekleştiği kabul edilerek hüküm kurulmuşsada, işyeri devri, organik bağ ve birlikte istihdam şeklindeki hukuki ilişkiler tamamen farklı olup, birbirinden farklı yasal sonuçlar doğuracağı düşünülmeden ve neden dolayı bu sonuca varıldığı gerekçelendirilmeden karar verilmesi, hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.