Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/20779 E. 2016/16566 K. 22.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/20779
KARAR NO : 2016/16566
KARAR TARİHİ : 22.09.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti ve izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01/09/1993-17/04/2010 tarihleri arasında davalı işverenlikte çalıştığını ancak sigortasının 04/01/1994 tarihinde yapıldığını, 10/04/2010 tarihinde davalı işverenin işyerinde gerçekleşen hırsızlık olayı üzerine müvekkilinin bu olayda suçlu olduğunu düşünerek kendisine baskı sonucunda istifa dilekçesi imzalattırdığını, müvekkilinin bu olayın çevresinde duyulacağından korkarak ve toplum içindeki haysiyetini korumak adına istifa dilekçesini imzaladığını ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti ve ara dinlenme ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 23/11/1998-17/04/2010 tarihleri arasında müvekkili şirkete ait fabrikada üretim sorumlusu olarak çalıştığını, davacının 10/04/2010 günü 19:30 saatlerinde teker teker davalı şirketin güvenlik kameralarını kapatarak forklifte 1350 kiloluk plastik ham maddesini koyup fabrikanın klima, stok bölümü çıkışında bekleyen kamyona yüklemek suretiyle hırsızlık suçu işlediğini, suçu işlediğine dair kamera kayıtları ve görgü tanıklarının mevcut olduğunu, müvekkili işverenlikçe davacının hırsızlık suçu işlediğinin tespit edilmesi üzerine davacıyla görüşüldüğünü, davacının suçunu kabul ettiğini ve yalvararak jandarmaya haber verilmemesi karşılığında istifa edeceğini belirttiğini, davacının uzun yıllar şirkette çalışmış olması sebebiyle istifası karşısında davacıdan şikayetçi olunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dosya kapsamı ve ceza dosyası birlikte değerlendirildiğinde davacının üzerine atılı hırsızlık eylemi ile ilgili herhangi bir savunmasının alınmamış olması, ceza dosyasında davacının beraatine karar verilmiş olması göz önüne alınarak davacının istifa beyanının geçerli olmadığı ve iş akdinin davalı şirket tarafından haksız feshedildiği kabul edilerek davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 165. maddesine göre “Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idarî makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukukî ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idarî makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir”.
İş Mahkemesi bir hukuk mahkemesi olup, kendisine açılan feshe bağlı kıdem ve ihbar tazminat istemli davayı bütün yönleri ile inceleyip karar bağlamakla görevli olduğundan, öncelikle davada ortaya çıkan ön sorunları da kural olarak kendisi inceleyecektir. Fakat bu ön sorun ile ilgili başka bir mahkemede dava açılmış ise ve birleştirilmesi olanağı da yoksa bu ön sorun ile ilgili açılan davanın beklenmesi kaçınılmazdır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı işverence feshe konu olayla ilgili davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, ceza davasında verilen beraat kararının ise henüz kesinleşmediği anlaşılmış olup, ceza dosyasının sonucu eldeki uyuşmazlığın çözümünü doğrudan etkileyeceğinden ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği gözetilmeden sonuca gidilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.