YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/20037
KARAR NO : 2016/16284
KARAR TARİHİ : 29.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ölüme Bağlı Mal Rejiminin Tasfiyesi ile Alacak
Davacılar-karşı davalılar … ve … ile davalı-karşı davacılar … ve …, davalı … aralarındaki ölüme bağlı mal rejiminin tasfiyesi ile alacak davasında mahkemenin görevsizliğine dair ………. …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 02.03.2016 gün ve 317/185 sayılı hükmün …’ca incelenmesi davacılar-karşı davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı-karşı davalılar … ve … vekili, 28 ada … parsel sayılı … nolu bağımsız bölüm ile 249 ada 184 parsel sayılı … nolu bağımsız bölümün satış gibi gösterilerek ortak murisleri …. tarafından davalılara devredildiğini, devir tarihinde murisin 80 yaşında olup paraya ihtiyacı olmadığı, davalıların söz konusu taşınmazı alacak ekonomik güçlerinin de bulunmadığını, davalılardan …’in iş bu davanın açılacağını öğrenince … nolu bağımsız bölümü davalı …’a devrettiğini belirterek taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkilleri veya ortak murisleri adına tapuya kayıt ve tesciline, bunun mümkün olmaması halinde müvekkillerine ait saklı pay satış işlemi aşıldığından bu kısmın tenkisi ile müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-karşı davacılar … ve … vekili, muris …. ……’ün üzerine kayıtlı olan bütün mal varlığını müvekkillerinin vefat eden anneleri …….. …… ile evlendikten sonra beraber elde ettiklerini, müvekkilerinin murisi …. ile …….. ……’ün ……’da … yıl işçi olarak çalıştıklarını, anneleri …….. ……’ten intikal edecek katılım alacağının tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ….000,00 TL’nin faiziyle birlikte davacı-karşı davalılardan alınarak müvekkillerine ödenmesini talep etmiş, yersiz açılan asıl davanın ise reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı asıl …, … nolu bağımsız bölüme ilişkin satış işleminin gerçek olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki katılım payına ilişkin anlaşmazlığın aile birliğine dayalı olduğu, taraflar arasındaki mal rejimini ilgilendirdiği, bu nedenle mahkemenin görevli olmadığı, aile mahkemelerinin görevli olduğu, ayrıca Hukuk Genel Kurulu’nun 2004/…-261 eass, 254 karar nolu içtihatı gereğince taraflar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu durumlarda bunlar hakkında birlikte görülen davaların birbirlerinden bağımsız olduğundan görevli mahkemenin her bir dava bakımından ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği, ihtiyari dava arkadaşlığı durumundaki davalılardan biri veya birkaçı hakkındaki dava genel mahkemenin diğeri veya diğerleri hakkındaki dava özel mahkemenin görevine giriyorsa davaların aynı dava …çesiyle özel mahkemede açılması gerektiği yönündeki içtihadı da dikkate alınarak davalıların katılım alacağı iddiasının aile mahkemesinde görülmesi ve diğer dava arkadaşlarının davasının da anılan içtihat gereğince özel mahkemede birleştirilmesi gerektiği dikkate alınarak Mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli aile mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı-karşı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
…- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilamda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre davacı-karşı davalılar vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
…-Davacı-karşı davalılar vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; asıl dava konusu talep yukarıda açıklandığı üzere muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde saklı pay oranında tenkise ilişkindir.
Asıl dava genel hükümler çerçevesinde genel mahkemelerde görülmesi gereken uyuşmazlık niteliğinde olması nedeniyle 4787 sayılı Aile Mahkemeleri’nin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un …. maddesi gereğince aile mahkemelerinin görevi kapsamında değildir. Asıl dava görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açıldığı halde, yazılı gerekçe ile asıl dava ve karşı dava yönünden görevli mahkemenin aile mahkemesi olduğuna değinilerek asıl dava yönünden görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir. Şu durumda, mahkemece asıl davaya kaldığı yerden devam edilerek uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde çözüme kavuşturulması gerekir. Anılan yönün gözetilmemesi usul ve Yasa’ya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (…) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı-karşı davalılar vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici …. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (…) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK’nun 440/III-…, …, … ve …. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
ve 29,… TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılar-karşı davalılara iadesine, 29…..2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.