YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9154
KARAR NO : 2016/8216
KARAR TARİHİ : 21.09.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet (TCK’nın 157/1, 52, 53, 63 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 50.000 TL adli para cezası)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Telefonla aranarak terör örgütü mensuplarınca hesabının kullanılacağından bahisle korkutulan katılanın “…” adına 85.894 TL para yatırdığı, … isimli kişinin sanayide tamir atölyesinin bulunduğu sanık …’in buraya aracını tamir ettirmek üzere geldiği, kendisini “Sabri” olarak tanıttığı, kimliğini unuttuğunu, kendisine para geleceğini söyleyerek tanık …’un telefonunu ve kimlik bilgilerini aldığı, daha sonra katılanın bu hesaba göndermiş olduğu parayı birlikte çekerek teslim aldığı iddia ve kabul olunan olayda;
Sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda uygulanmamasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle beraber, maddenin (b) fıkrasında yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” şeklindeki ibarenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle bu husus,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK’nın 53/1. maddesinin (b) bendinin uygulanmasına ilişkin kısımdaki “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.