Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/16068 E. 2016/19828 K. 30.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/16068
KARAR NO : 2016/19828
KARAR TARİHİ : 30.11.2016

Kasten yaralama suçundan mağdur sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 29 ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 58. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2016 tarihli ve 2015/14 esas, 2016/1 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 05.09.2016 tarih ve 2016/6593 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12.10.2016 tarih ve 2016/366775 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; adı geçen hükümlü hakkındaki … Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararında tekerrüre esas alınan … Ağır Ceza Mahkemesinin 14/10/2008 tarihli ve 2008/126 esas, 2008/278 sayılı kararında sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, mahkemenin ilamına konu suç tarihi olan 21/09/2012 tarihinden sonra 26/08/2013 tarihinde işlenen ve 24/06/2015 tarihinde kesinleşen (kapatılan) … Sulh Ceza Mahkemesinin 06/02/2014 tarihli ve 2013/611 esas, 2014/65 karar sayılı ilamında … Ağır Ceza Mahkemesinin 14/10/2008 tarihli ve 2008/126 esas, 2008/278 karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınmış olmasının ikinci kez sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektirmediği anlaşılmakla, hükümlü hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile de tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde şartla salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının hükme bağlandığı, bu sebeplerle denetimli serbestlik tedbirine ilişkin sürenin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde sanığın 1 yıl 6 ay süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmesi, hususunun da kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesine; 30.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.