YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1600
KARAR NO : 2016/18239
KARAR TARİHİ : 26.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık …’ın, sorgusu sırasında, diğer sanık …’ı suçlayıcı şekilde savunmada bulunması karşısında, aralarında menfaat çatışması bulunan sanıklara aynı müdafiinin görevlendirilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 152. ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/1-b.maddelerine aykırı davranılması,
2)Katılan …’ın vücudunda “sol ön midklavikuler hatta kotların bitim noktasında batına penetre 1-2 cmlik KDA girişi ve sol aksiller hatta yine kotların bitim noktasına bitim noktasına çok yakın yerde KDAY, sağ ön tibialde yüzeyel 2-3 cmlik kesi olmak üzere toplam 3 adet kesi” tespit edilmesine karşın, tespit edilen her bir yaralanmanın ayrı ayrı mı yoksa birlikte mi yaşamsal tehlikeye neden olduğu hususunda dosyada mevcut … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 30.05.2011 tarihli raporda bir açıklık bulunmaması nedeniyle katılanın tüm tedavi evrakları, hasta müşahede kağıtları, geçici ve kesin raporlar, varsa film ve grafilerin Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek katılandaki her bir yaranın niteliği, her bir yaranın ayrı ayrı tek başına basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilmeyeceği ve ayrı ayrı tek başına hayati tehlikeye oluşturup oluşturmadığı konusunda ayrıntılı rapor alındıktan sonra sanık …’in hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesine göre sanıkların kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.