Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/15799 E. 2016/18978 K. 09.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15799
KARAR NO : 2016/18978
KARAR TARİHİ : 09.11.2016

Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2014/30 esas, 2016/202 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 04.08.2016 tarih ve 2016/8546 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.09.2016 tarih ve 2016/331748 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, mağdur suça sürüklenen çocuk …’in 10/01/2013 tarihli … Cumhuriyet Başsavcılığı huzurunda vermiş olduğu beyanında uzlaşma kurumunun uygulanmasını kabul etmediği, ancak hakkında çıkartılmış olan yakalama emrinin infaz edildiği 11/08/2015 tarihli … Asliye Ceza Mahkemesince alınan beyanında uzlaşmak istediğini belirttiği, şahsın 27/09/1996 doğumlu olması nedeni ile mahkeme huzurunda beyanının alındığı tarih itibari ile onsekiz yaşını ikmal ettiği; sanık …’ın da 05/10/2012 tarihli … Polis Merkezi Amirliğince düzenlenen uzlaşma teklif formunda uzlaşmanın uygulanmasını kabul etmiş olması gözetildiğinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin dördüncü fıkrasında, “Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanuni temsilcilerine yapılır.” şeklindeki amir hüküm ve “…sanığın yargılama aşamasında reşit olması, reşit olmadığı dönemde usulüne uygun bir uzlaşma teklifi yapılmadığı gerçeğini ortadan kaldırmayacağından, sanığa yeniden usulüne uygun şekilde uzlaşma teklifinde bulunulması gerekir. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Reşit olmayan sanığın kanuni temsilcileri yerine kendisine uzlaşma teklifinde bulunulması kanuna aykırı olup yerel mahkemece sanığa usulüne uygun olarak yeniden uzlaşma teklifinde bulunulmadan yargılamaya devamla hüküm kurulması yerinde değildir.” şeklindeki Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/04/2014 tarih 2013/13-689 esas, 2014/191 karar sayılı ilamı ile sanık …’ın 05/10/2012 tarihinde ve mağdur suça sürüklenen çocuk …’in onsekiz yaşını doldurmuş olduğu 11/08/2015 tarihinde uzlaşmak istediklerini ifade etmeleri karşısında, usulüne uygun uzlaşma teklifinde bulunulmadan ve uzlaşmanın gereği yerine getirilmeden

yargılamaya devamla hüküm kurulmasında, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; … Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2014/30 esas, 2016/202 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 09.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

.